Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/13960 E. 2021/9030 K. 21.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13960
KARAR NO : 2021/9030
KARAR TARİHİ : 21.09.2021

İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

Karar düzeltme isteğine ilişkin yazı ve dava dosyası incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) KONUNUN AÇIKLANMASI:
… 10. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında verilen 2015/213 esas ve 2015/361 karar sayılı mahkûmiyet hükmünde, sanığın temyizi üzerine Dairemiz tarafından hükmün onandığı anlaşılmıştır.
B) KARAR DÜZELTME İSTEĞİ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, sanığın 07/02/2015 tarihli eyleminin ihlal niteliğinde olup, suç tarihinin 27/06/2014 olduğu, suçun işlendiği 27/06/2014 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının “1 yıldan 2 yıla kadar hapis cezası” olarak belirlendiği, bu miktarın 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nun 191/1 maddesindeki temel ceza miktarına göre daha lehe olduğu ve 7188 sayılı Kanunun geçici 5.maddesinin 1-d bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin ” …. Basit yargılama usulü … ” yönünden iptal edilmiş olması karşısında basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması.” denilerek Dairemiz 2020/8130 esas- 2020/8113 karar sayılı ilamında karar düzeltme istenmiştir.
C) KONUNUN İRDELENMESİ:
1- Şüpheli … hakkında, 27/06/2014 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, 11/09/2014 tarihli ve 2014/66880 soruşturma, 2014/857 sayılı karar ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/2.maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına, aynı Kanunun 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın
alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye 25/09/2014 tarihinde tebliğ edilerek infazı için Bergama Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2- Sanığın 07/02/2015 tarihli eylemi nedeni ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapıldığı bu nedenle Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 09/03/2015 tarihli ve 2014/66880 soruşturma, 2015/8644 esas, 2015/7168 sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/1 ve 53.maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle … Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
3- Yapılan yargılama sonucunda, … Asliye Ceza Mahkemesi’nin kanun yararına bozma istemine konu 20/05/2015 tarihli ve 2015/213 esas, 2015/361 sayılı kararı ile; sanığın mahkumiyetine karar verildiği, kararın Dairemizce incelendiği ve onama kararı verildiği,
4- … 10. Asliye Ceza Mahkemesi 2015/213 esas-2015/361 ek karar sayılı kararı ile mahkemece fazla ceza tayinine gidildiği belirtilerek infazın durmasına karar verilerek dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
5-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/06/2021 tarihli ve 2021/74969 sayılı yazısı ile; Sanığın 07/02/2015 tarihli eyleminin ihlal niteliğinde olup, suç tarihinin 27/06/2014 olduğu, suçun işlendiği 27/06/2014 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının “1 yıldan 2 yıla kadar hapis cezası ” olarak belirlendiği, bu miktarın 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nun 191/1 maddesindeki temel ceza miktarına göre daha lehe olduğu ve 7188 sayılı Kanunun geçici 5.maddesinin 1-d bendinde yer alan ” kovuşturma evresine geçilmiş ” ibaresinin ” …. Basit yargılama usulü … ” yönünden iptal edilmiş olması karşısında basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması.” denilerek Dairemiz 2020/8130 esas- 2020/8113 karar sayılı ilamında karar düzeltme istenildiği,
6- Dairemizin 24/11/2020 tarihli ve 2020/8130 esas, 2020/8113 karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın karar düzeltme talebinin aşağıda açıklandığı şekilde kabulüne karar vermek gerekmiştir.
D) KARAR: Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının kabulüne,
2- Dairemizin 24.11.2014 tarihli 2020/8130 esas ve 2020/8113 karar sayılı ONAMA KARARININ KALDIRILMASINA,
3- Sanık hakkında hükmün incelenmesi:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TCK 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK’nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan “01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.”
şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19/08/2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 karar sayılı iptal kararı ile, “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin, aynı bentte yer alan “… basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişiklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ” mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK’nın 7. maddesi ile CMK’nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Suç tarihi olan 27/06/2014 tarihi itibariyle yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/1. maddesinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olduğu, daha sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak “iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası” olarak düzenlendiği, TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca suç tarihi itibarıyla sanığın lehine olan kanun maddesinin uygulanması suretiyle ceza miktarının suç tarihinde yürürlükte olan ve sanık lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibarıyla sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/1. maddesi gereğince temel cezanın 2 yıl olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 21/09/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.