Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/14144 E. 2023/1561 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14144
KARAR NO : 2023/1561
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Esastan ret

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2021 tarihli ve 2020/396 Esas, 2021/75 Karar sayılı
kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 30.04.2021 tarihli ve 2021/1024 Esas, 2021/679 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

3. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Olay günü gizli soruşturmacıların sanıktan 300 TL karşılığında metamfetamin içeren uyuşturucu maddeyi satın aldığı olayda, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, gizli soruşturmacıların mahkeme huzurunda tutanak içeriklerini doğruladıkları, olayın gerçekleşme biçimi dikkate alındığında sanığın üzerine atılı bulunan uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği gerekçesiyle
mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde gerekçeli karar başlığına suç tarihinin yanlış yazılması yönünde yapılan eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

5271 sayılı Kanun’un “Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi” başlıklı 139 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Soruşturma konusu suçun işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde edilememesi hâlinde, kamu görevlileri gizli soruşturmacı olarak görevlendirilebilir. Bu madde uyarınca yapılacak görevlendirmeye hâkim tarafından karar verilir.” denilmektedir.

İlgili yasa maddesi gereğince, gizli soruşturmacılar suç ve failini belirlemek ve suçla ilgili delil temin etmek için kişileri suça azmettirmeden veya teşvik etmeden bilgi toplayabilecektir.

Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine dair karar, olay, yakalama ve fiziki takip tutanakları ile tüm dosya kapsamına göre; alıcı olarak davranan gizli soruşturmacıların sanığı sokakta görmeleri üzerine, kendilerine suça konu uyuşturucu maddeleri temin etmesi için sanığın yanına giderek uyuşturucu madde bulunup bulunmadığını sordukları, sanığın üzerinde uyuşturucu madde bulunduğunu ve uyuşturucunun metamfetamin olduğunu söylemesini müteakiben alıcı görevlilerin sanığı araca davet ettikleri ve sanığın araç içinde 300 TL’ye metamfetamini gizli soruşturmacılara teslim ettiği olayda; gizli soruşturmacıların yalnızca pasif bir şekilde suç teşkil eden eylemi incelemekle sınırlı kalmayıp bir sonuca ulaşmak için yani kanıt toplamak amacıyla sanığın suç teşkil eden bir eylem hazırlığında olmadığı aşamada suça teşvik edecek nitelikte uyuşturucu madde isteyerek sanığın iradesi üzerinde etkili oldukları ve bu nedenle elde edilen delillerin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu, hukuka aykırı delillerin de hükme esas alınamayacak olması nedeniyle sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde 1 ve 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 30.04.2021 tarihli ve 2021/1024 Esas, 2021/679 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma nedenine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2023 tarihinde karar verildi.