YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14147
KARAR NO : 2023/1428
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2020/397 Esas, 2021/59 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası, 63 üncü maddesi ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 15 yıl hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadeyere ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 07.04.2021 tarihli ve 2021/949 Esas, 2021/1358 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz itirazlarının yerinde görülmemesi nedeniyle temyiz taleplerinin esastan reddi yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediğine,
4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
5. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,
6. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
8. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İhbar üzerine olay yerine giden kolluk görevlilerinin gördüğü bir grup şahsın ayrılacağı sırada müdahale ederek sanık … ve tanık …’ı yakaladığı, sanık …’ın kasık bölgesinde yırtılmış bir poşet içerisinde kareli kağıtlarla ambalajlanmış, satışa hazır vaziyette 24 adet fişek halde sentetik kannabinoid etken maddesi içeren uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, …’un soruşturma aşamasında olay tarihinde sanıktan uyuşturucu madde almak için gittiğine ve daha önce de kendisinden uyuşturucu maddeyi ikram olarak aldığına ilişkin beyanına itibar edildiği, sanığın da soruşturma aşamasında daha önce tanığa ikram ettiğini savunduğu olayda, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilerek sanığın yakalandığı yerin, okula mesafesinin 200 metreden az olması nedeni ile 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi gereğince uygulama yapılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, adli para cezasının ödenmeyen kısmının hapis cezasına çevrileceğinin hükümde belirtilmemesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasına ilişkin paragrafında yer alan “…tahsiline…” ibaresinin çıkarılması, “…tamamının…” ibaresinden sonra gelmek üzere,”…tahsil
edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına, (ihtar yapıldı)” ibaresinin eklenmesi suretiyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
UYAP üzerinden yapılan incelemede, sanık hakkında ikinci kez tekerrür uygulamasına esas alınan Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/505 Esas ve 2013/422 Karar sayılı ilamına konu hapis cezasının 01.04.2014 tarihinde yerine getirilmiş olması ve 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince infazdan itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçların tekerrüre esas alınamayacak olması nedenleriyle Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2018 tarihli, 2017/784 Esas ve 2018/21 Karar sayılı ek kararı ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin ikinci kez uygulanması gerektiği belirtilerek infazda tereddütün giderilmesi talebinde bulunulması üzerine Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.09.2020 tarihli, 2017/784 Esas ve 2018/21 Karar sayılı ek kararı ile 04.05.2018 tarihli önceki ek karar kaldırılarak sanığın Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/17 Esas ve 2016/719 Karar sayılı ilamı ile verilen 5 yıl hapis cezası gereğince ikinci kez mükerrir olduğu gözetilerek 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince verilen cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazdaki tereddüdün bu şekilde giderilmesine karar verildiği anlaşılmakla; söz konusu tekerrür uygulamasına ilişkin hususların infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına, suçun sübutuna, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 07.04.2021 tarihli ve 2021/949 Esas, 2021/1358 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan
temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanığın salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2023 tarihinde karar verildi.