Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/14477 E. 2023/4624 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14477
KARAR NO : 2023/4624
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

TUTUKLU

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2338 E., 2021/834 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
SUÇ TARİHLERİ : 21.10.2018-09.11.2018-11.11.2018
HÜKÜMLER : 1. Mahkûmiyet: 21.10.2018 ve 09.11.2018 tarihli suçlar yönünden
2. Düşme: 11.11.2018 tarihli suç yönünden
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii

2. Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması 21.10.2018 ve 09.11.2018 tarihli suçlar yönünden

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2019 tarihli ve 2019/175 Esas, 2019/340 Karar sayılı kararı ve İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2019 tarihli ve 2019/64 Esas, 2019/123 Karar sayılı kararları ile İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/49 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her üç dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya stanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/49 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.

B. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2020 tarihli ve 2019/49 Esas, 2020/71 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis ve 33.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2020/2338 Esas, 2021/834 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile;

21.10.2018 ve 09.11.2018 tarihli suçlarlar yönünden sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 23 yıl 5 ay 7 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesi uyarınca ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı dikkate alınarak, 23 yıl 5 ay 7 gün hapis ve 31.240-TL şeklindeki adli para cezasının neticeten 16 yıl 8 ay hapis ve 33.320-TL adli para cezası olarak belirlenmesine ve hak yoksunluğunun uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2. 09.11.2018 tarihli eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:

Sanığın farklı tarihlerde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanıklar … … ve Yiğit’e uyuşturucu madde sattığı,…ya uyuşturucu madde satma olayının 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi kapsamına olan yerlere 200 metreden yakın olduğu olaylarda sanığın farklı tarihlerde gerçekleşen eylemeler kapsamında üzerine atılı suçlamalar bakımından yapmış olduğu savunmasında genel itibariyle üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği yönünde savunmada bulunduğu anlaşılmakla; tüm dosya içeriği, birleşen dosyalar kapsamında ifadelerine başvurulan tanık beyanları, kolluk görevlilerince yapılan tarassut işlemi, tanık …’in beyanında belirttiği miktarda paranın sanık …’in cebinden ayrı şekilde ele geçirildiği, her iki olayda ele geçirilen uyuşturucu maddelerin cins ve miktarı, olaylar kapsamında özellikle ele geçirilen uyuşturucu maddelerin sanığın kendi üzerinde saklama şekli, ele geçirilen maddelere ilişkin düzenlenen çeşitli uzmanlık raporları, düzenlenen tutanaklar ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; sanık …’in üzerine atılı suçu bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda işlediğinden hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulaması gerektiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:

Bölge Adliye Mahkemesince, 11.11.2018 tarihli eylem açısından yapılan değerlendirmede maddeyi kullanmak için bulundurduğu, 09.11.2018 tarihinde ise araçta 18 yaşından küçük tanık Yiğit’e
uyuşturucu maddeyi devretmek suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının 3 son cümlesindeki suçu işlediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükümü kaldırılarak, sanığın 21.10.2018 ve 09.11.2018 eylemleri yönünden mahkûmiyetine, 11.11.2018 tarihli eylem yönünden ise düşme kararı verilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanığın 11.11.2018 tarihli eylemi hakkında verilen düşme kararı yönünden:

Sanık hakkında verilen düşme kararının gerekçesine yönelik olmayan temyizde sanığın hukuki yararı bulunmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.

B. Sanığın 21.10.2018 ve 09.11.2018 tarihli eylemleri hakkında kurulan hüküm yönünden

Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve suçun sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR

A. Sanığın 11.11.2018 tarihli eylemi hakkında verilen düşme kararı yönünden:

Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2020/2338 Esas, 2021/834 Karar sayılı kararına karşı sanık müdafii tarafından yapılan temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesi uyarınca oy birliğiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİNE,

B. Sanığın 21.10.2018 ve 09.11.2018 tarihli eylemleri hakkında kurulan hüküm yönünden:

Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2020/2338 Esas, 2021/834 karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un

302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2023 tarihinde karar verildi.