Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/15264 E. 2023/2181 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15264
KARAR NO : 2023/2181
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2021 tarihli ve 2020/88 Esas, 2020/250 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 20 yıl hapis ve 75.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.04.2021 tarihli ve 2021/963 Esas, 2021/919 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunması nedeniyle hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine,

2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanması gerektiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İstihbari bilgi üzerine sürücülüğünü sanığın yaptığı aracın durdurulduğu, alınan arama kararına istinaden
yapılan aramada aracın yakıt deposuna gizlenmiş halde her biri benzer ağırlıklarda ayrı ayrı 30 paket halinde net 8.316,00 gr eroinin ele geçirildiği, sanığın suçun ortaya çıkmasına ve fail veya suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmediği kanaatine varılmakla sanık lehine etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, ele geçen uyuşturucu maddenin nevi ve miktarı, sanığın ikrara yönelik savunması, mahkememizce kabul edilen oluşla örtüşür mahiyette tutanakların ve tutanak tanıklarının beyanlarının mevcudiyeti birlikte değerlendirildiğinde sanığa verilen cezada alt sınırdan uzaklaşılarak sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, sübutuna ve temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin bu yöndeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

1. Suç tarihinde uyuşturucu maddenin ele geçirildiği aracın malen sorumlu …’e ait olduğu, araç ile ilgili 08.08.2019’da satış sözleşmesi imzalandığı ve sözleşmede alıcının hakkında yakalama kararı bulunan tefrikli sanık … olduğu, …’ün talimat yoluyla alınan beyanında aracı …’a sattığını ancak 7.000,00 TL ödemesinin kaldığını, sanıktan haber alamadıklarını beyan ettiği, sanık …’in soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki tüm beyanlarında maddenin asıl sahibinin … olduğu yönündeki beyanları ve yargılamanın geldiği aşama göz önüne alındığında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında değinilen suç ortağının suçunun ortaya çıkmasının değerlendirilmesi bakımından tefrik edilen bu dosyanın akıbetinin araştırılması, dosyanın getirtilip incelenerek gerektiğinde davaların birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dava dosyasının bu dosya içine konulması ve sonucuna göre sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin bu yöndeki temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.04.2021 tarihli ve 2021/963 Esas, 2021/919 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.