Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/15291 E. 2023/3827 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15291
KARAR NO : 2023/3827
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

Dairemizin, 09.06.2021 tarihli ve 2020/2389 Esas, 2021/7188 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2021 tarihli ve KD – 2020/27130 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında kurulan hükümde; “Sanık … hakkında “Uyuşturucu madde ticareti yapma suçu”ndan ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine ilişkin hükmün, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi sonucu … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin “İstinaf başvurusunun esastan reddine” dair kararının temyizi üzerine daire çoğunluğunca; “Sanığın evinde yakalanan uyuşturucu maddenin miktarı, ele geçiriliş şekli, sanığın savunmaları ve dosya kapsamına göre; uyuşturucu madde ticareti yapmadığı yönündeki savunmasının aksine mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmayan sanığın, ikametinde ele geçirilen kokaini kullanma amacıyla bulundurduğu anlaşıldığından, eyleminin değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi” gerekçesiyle mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığınca … isimli şahıs hakkında “Uyuşturucu madde ticareti yapma suçu”ndan yürütülen soruşturma kapsamında, bu kişinin etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için ”sarı dayı” lakabıyla bildiği uyuşturucu satıcısına ilişkin beyanda bulunması üzerine alınan arama kararı doğrultusunda sanık …’in ikametinde yapılan aramada; televizyon sehpasına narkotik köpeğinin tepki verdiği, yapılan kontrolde siyah çorap içerisinde renk, koku ve görünüm itibariyle kokain olduğu değerlendirilen tartımında brüt 5 gr (net 1.6 gram) gelen uyuşturucu maddenin, yine aynı oda içerisinde televizyon sehpası içerisinde paketleme malzemesi olduğu değerlendirilen çok sayıda boş defter yaprağı, beraberinde bir adet makas ve çok sayıda paketleme lastiği bulunarak el konulmuştur.
Sanık emniyette müdafisi huzurunda vermiş olduğu ifadesinde; evinde bulunan kokain maddesini çocuğun oyun oynarken çorabın içerisine koymuş olabileceğini, maddenin kesinlikle kokain maddesi olmadığını, eve kimin koyduğunu bilmediğini, maddenin yanında bulunan lastiklerin kayınçosunun küçük kızına ait olduğunu suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği; Cumhuriyet savcılığında ise, uyuşturucu maddelerden esrar (skank) maddesi kullandığını, 2-3 defa kokain maddesi kullandığını, uyuşturucu maddeyi açık kimliğini bilmediği Gürcistan uyruklu bir bayandan temin ettiğini, bayanın escort olduğunu, bayana sadece escortluk ücretini ödediğini, yaklaşık 3 yıl önce ecstasy kullandığını, kendisinin
bir lakabının olmadığını söylemiştir. Sorgu Hakimliğindeki savunmasında da; kullanıcı olduğunu, ele geçirilen maddenin ne olduğunu bilmediğini, lastiklerin eşinin toka lastiği olduğunu beyan etmiştir.
Ele geçirilen madde üzerinde Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 06/11/2018 tarihli uzmanlık raporunda; söz konusu maddenin içerdiği kokain miktarının %41 oranında olmak üzere net 1,64 gram olduğu ve kokainin 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun hükümlerine tabi maddelerden olduğu bildirilmiştir.
26/10/2018 tarihinde yani olaydan iki gün sonra CMK’nın 75. maddesi kapsamında sanıktan alınan kan ve idrar örneklerinde … Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığınca yapılan incelemede uyuşturucu veya uyarıcı maddelere rastlanmadığı belirtilmiştir.
Nazillideki dosyanın sanığı tanık …; sanık …’ı bir takım arkadaşların vasıtasıyla tanıdığını, arkadaşlarının sanığın evine giderken kendisini de götürdüklerini, sanığın yanına iki defa yalnız bir defada arkadaşlarıyla beraber gittiğini, üçünde de uyuşturucu madde aldığını, soruşturmalarda sanığın kendisine gösterildiğini ve onu teşhis ettiğini, lakabının “sarı dayı” diye bilindiğini, duruşmada SEGBİS ile kendisine gösterilen kişinin sarı dayı isimli uyuşturucu madde aldığı kişi olduğunu söylemiştir. BTK tarafından gönderilen evraklarda tanık … ve sanık arasında 23.06.2018 tarihinde 2 adet görüşme kaydının olduğu tespit edilmiştir.
Yukarıda kısaca ifade ettiğimiz üzere; sanık …’in, Nazilli’de yürütülen soruşturma kapsamında etkin pişmanlıktan faydalanan tanık …’ın beyanlarında geçen uyuşturucu maddesi satın aldığını söylediği kişi olduğu; ayrıca, evinde usulüne uygun olarak yapılan aramada televizyon sehpasındaki çorap içerisinde ele geçen 1,64 gram kokain maddesinin miktarı itibarıyla birkaç kullanımdan fazla kullanıma yetecek miktarda olması, paketlemede kullanılan kâğıt yaprakları ve bir adet makas ile çok sayıda paketleme lastiklerinin bulunması, kullanıcı olduğuna dair beyanları arasında her aşamada çelişki bulunması, kan ve idrarında yapılan incelemede her hangi bir uyuşturucu veya uyarıcı maddeye rastlanılmaması nedenleriyle sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği sabit olduğundan temyiz isteminin esastan reddi ile mahkumiyete dair kararın onanması” gerektiğinden bahisle bozma ilamının kaldırılmasına ve sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanığın evinde yakalanan uyuşturucu maddenin miktarı, ele geçiriliş şekli, sanığın savunmaları ve dosya kapsamına göre; uyuşturucu madde ticareti yapmadığı yönündeki savunmasının aksine mahkûmiyetine
yeterli ve kesin delil bulunmayan sanığın, ikametinde ele geçirilen kokaini kullanma amacıyla bulundurduğu anlaşıldığından, eyleminin değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ Başkan … ve Üye …’ın karşı oyları ve oy çokluğuyla REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği Dairemizin, 09.06.2021 tarihli ve 2020/2389 Esas, 2021/7188 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY;
Dairemizin 09.06.2021 tarihli ve 2020/2389 Esas, 2021/7188 Karar sayılı bozma kararında yer alan karşı oy gerekçesinde belirttiğimiz sebeplerle itirazın kabulü görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun itirazın reddi görüşüne katılmıyoruz. 02.05.2023