YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15446
KARAR NO : 2023/1732
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2021 tarihli ve 2020/460 Esas, 2021/141 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237
sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadere hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2021/344 Esas, 2021/556 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli ve somut delil bulunmadığına,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. İstihbari bilginin kaynağına ilişkin açıklama bulunmadığına,
5. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
6. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna, arama kararı olmadan yakalama işleminin yapıldığına,
7. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
8. Tutanak görevlilerinin dinlenmemeleri sebebiyle eksik inceleme yapıldığına,
9. Satın alma miktarları arasındaki çelişki konusunda sanığın beyanının alınmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kolluk görevlilerince edinilen istihbari bilgi üzerine olay günü fiziki takibe alınan sanığın tedirgin hareketler sergilemesi ve kolluk ekiplerini fark ederek bulunduğu yerden hızla ayrılması, sonrasında durdurulduğunda kaba üst aramasında sanığın bacaklarının arasında kasık bölgesinde kabarıklık olduğunun fark edilmesi üzerine Cumhuriyet savcısınca verilen arama kararına istinaden sanığın üzerinde gerçekleştirilen aramada; bacaklarının arasında kasık kısmında iç çamaşırının ön kısmına saklanmış top halindeki peçete kağıdının içinde; her biri alüminyum folyoya sarılı vaziyette, 26 adet satışa hazır halde, fişeklenmiş daralı 11,30 gram ağrılığında olup Uzmanlık Raporuna göre net 2 gram ağırlığındaki kahve renkli toz maddenin uyuşturucu maddelerden eroin ile katkı maddelerinden 2313 sayılı yasa kapsamında bulunmayan Kafein ve Parasetamol içerdiğinin, içerdiği net eroin miktarının ise %45 oranında olmak üzere 0,9 gram olduğunun belirtilmesi, sanığın üzerinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin fişeklenmiş halde kasık bölgesinde bulundurulması, fişek sayısının fazla olması, sanığın aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunması nedenleriyle sanığın uyuşturucu ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilerek sanığın Cumhuriyet savcılığına hitaben yazdığı dilekçede belirttiği adreste Doğan adında bir kişinin tespit edilememesi, mahkeme huzurunda verdiği telefon numarasının ise Mahsum adındaki bir şahsa ait olduğunun tespit edilmesi, bu kişinin sanık tarafından tanınmaması ve sanığın uyuşturucu madde alımında bu telefon ile irtibata geçmediğini ve uyuşturucu maddeleri aldığı şahsa dair maddi bir delilinin bulunmadığını beyanlarında belirtmiş olması nedenleriyle bildirilen isim ve telefon numarasının uyuşturucu madde satıcısını ortaya çıkarmak için yeterli bulunmadığı, sanığın bu husustaki beyanlarının suçtan kurtulmaya ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasıyla cezasından indirim sağlamaya yönelik soyut beyanlar olduğu kanaatiyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanmamıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince hükümdeki 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un onuncu maddesi ile yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülerek sanıktan ele geçirilen uyuşturucu maddenin kriminal incelemesi yapıldıktan sonra iade edilen herhangi bir madde miktarı bulunmadığı halde müsadere kararı verilmesi, şahit numunenin ise müsaderesine karar verilmemesi hususları hukuka aykırı görülerek, hüküm fıkrasının müsadereye ilişkin 11 nolu paragrafının hükümden çıkartılarak yerine “Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 26.10.2020 tarihli uzmanlık raporunda şahit numune olarak bırakıldığı belirtilen uyuşturucu maddenin 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası
uyarınca MÜSADERESİNE, ” ibaresinin yazılması suretiyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin takdirinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2021/344 Esas, 2021/556 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.