YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15520
KARAR NO : 2023/2685
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2021 tarihli ve 2020/712 Esas, 2021/231 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B.. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2021/1227 Esas, 2021/1476 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kolluk güçlerince sanık …’ın konutunda uyuşturucu madde bulundurduğu ve ticaretini yaptığı yönünde bilgiler elde edilmesi üzerine Germencik Sulh Ceza Hakimliği’nce sanık …
Aydın’ın konutu ve eklentilerinde adli arama-el koyma yapılmasına karar verildiği, ilgili kararın infazı amacı ile olay günü sanık …’ın konut ve eklentilerinde arama yapılmak üzere kolluk görevlilerince gelinmesi üzerine, görevlileri gören sanık …’ın elinde bulunan (kriminal ekspertiz raporuna göre) 1.5 gram ağırlığındaki metamfetamin tipi uyuşturucu madde ile 2 gram ağırlığındaki esrar tipi uyuşturucu madde oldukları anlaşılan uyuşturucuları yere atarak konutundan kaçmaya başladığı ve kovalamaca sonucunda yakalandığı, daha sonra sanık …’ın konutunda yapılan arama neticesi banyo penceresinin kenarında kriminal ekspertiz raporuna göre 70.2 gram ağırlığında metamfetamin tipi uyuşturucu madde olduğu tespit edilen kristalize madde ile 2 adet uyuşturucu kullanmakta kullanılan ( kriminal ekspertiz raporuna göre üzerinde metamfetamin kalıntıları bulunduğu tespit edilen ) aparatlar ile uyuşturucu madde satışı ve kullanımı amacı ile bulundurulan 1 adet kilitli şeffaf poşet, 1 adet şeffaf poşet, 1 adet çizgili kağıt parçası, 1 adet kitap sayfası, 1 adet sigara dış jelatininin ele geçirildiği, sanık … mahkeme huzurunda alınan savunmasında kendisinin ev hapsinde olduğunu, söz konusu uyuşturucu maddeyi kendisine arkadaşları olan diğer sanıklar … ve …’ın kendisinin de para vererek bilgisi dahilinde Söke’de bulunan …’ten satın aldıklarını, ortak kullanmak için aldıklarını bildirmiş; sanık … mahkeme huzurunda alınan savunmasında olayda ele geçen maddeyi diğer sanık … ile birlikte almaya gittiklerini, …’ten aldıklarını bildirmiş; diğer sanık … mahkeme huzurunda alınan savunmasında olayda ele geçen maddeyi sanık … ile birlikte gidip …’tan aldıklarını, bu maddeyi birlikte kullanmak için almış olduklarını bildirmiş olup; tanık …’ın talimatla alınan beyanında sanık …’ı tanımadığını, sanıklar … ve …’den daha öncesinde uyuşturucu madde almış olduğunu ve kendisinin sanıklara uyuşturucu madde satmadığını bildirmiş olduğu görülmekle; sanıklar her ne kadar olayda ele geçen uyuşturucu maddeleri tanık …’tan aldıklarını ve ortak kullanım için aldıklarını bildirmiş ve birbirlerini doğrular nitelikte, ikrar içerikli savunmalarda bulunmuşlarsa da; Aydın İl Emniyet Müdürlüğü’nün 10.12.2020 tarihli cevabi yazısında olayla ilgili olarak teknik yada fiziki takip bulunmadığının ve olayın başkaca bir teknik veya fiziki takip içerir dosyanın ara yakalaması olmadığının, dosyada adı geçen şahıslar ile evrakı tefrik edilen … hakkında müsnet suç bakımından ilgi ve irtibat içerir herhangi bir tespit bulunmadığının bildirilmiş olması; ayrıca tanık …’ın soruşturma aşamasında alınmış olan beyanı doğrultusunda aldırılan yazı cevabına göre Söke Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2018/215 Esas, 2018/483 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ile beraat kararı verilmiş olması, olaya ilişkin istihbari bilginin sadece sanık … hakkında olması, uyuşturucunun sanık …’ün evinde ele geçirilmesi, ayrıca diğer iki sanık olan … ve …’ın sanık …’ün savunmaları ile olaya konu suça dahil olmuş olmaları ve dosya içerisinde bulunan diğer bilgi ve belgeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde; sanık … uyuşturucu maddeyi arkadaşları olan diğer iki sanığın alıp geldiğini savunmuş ve diğer iki sanık da bu durumu doğrular
nitelikte savunmada bulunmuş olsa da eğer bu madde üç kişi tarafından kullanılacak ise başkasının evinde (sanık …’ün evinde) ve bir bütün olarak ele geçmiş olmasının normal olmadığı; bu durumun sanıkların etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmaya ve ele geçen maddenin üç kişinin kullanması durumunda kişi başına düşen miktarın uyuşturucu madde ticareti suçuna ilişkin kullanım sınırına dayandırılması amacıyla yapıldığı kanaatine varılmakla; sanıkların savunmalarına itibar edilmeyip ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin değerlendirmesi de bu açıdan yapılarak; sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince hükümdeki, hükmün verilen adli para cezasının taksitlendirimesine ilişkin bölümünde yer alan “… tamamının tahsil edileceğinin …” ibaresinden sonra gelmek üzere ” ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa” ibaresinin eklenmesi; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin bölümünün, hükümden çıkarılarak, yerine, “Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikten sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bir ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,” ibaresinin yazılması; hükmün müsadereye ilişkin bölümünün hükümden çıkarılarak yerine ” Germencik Adli Emanetinin 2020/450 sıralarında kayıtlı uyuşturucu madde ile uzmanlık raporuna konu şahit numunelerin 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, aynı emanette kayıtlı iki adet uyuşturucu kullanımına özgülenmiş düzeneğin 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince müsaderesine” ibaresinin yazılması; yargılama giderine ilişkin bölümünün hükümden çıkarılarak yerine “Mahkûmiyetine karar verilen sanık … yönünden yapılan 6 e-tebligat giderinden ibaret 33,00 TL yargılama giderinin sanık …’dan tahsiline” ibaresinin eklenmesi suretiyle, oluşan hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik İstinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna, ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, gerekçeleri açıklanan kararlara esas alınan ve değerlendirmesi doğru yapılan delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu, anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya
uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2021/1227 Esas, 2021/1476 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.