Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/15614 E. 2023/1832 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15614
KARAR NO : 2023/1832
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2020/187 Esas, 2021/147 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 20.05.2021 tarihli ve 2021/1177 Esas, 2021/1208 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına,
2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kolluk görevlilerinin, alınan ihbar üzerine olay yerine gittikleri, içlerinde sanığın da olduğu şahısları görüp takibe aldıkları, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma

yürütülen …’ın aracıyla olay yerine geldiği, sanıkla aralarında kısa bir görüşme gerçekleştiği, sanığın olay yerinde bulunan taşın yanına giderek yerden bir şeyler alarak tanık …’a verdiği, ikili arasında alışverişin görüldüğü, tanık …’a müdahale ederek üzerindeki uyuşturucu maddeyi ele geçirdikleri, kaçmaya çalışan sanığın kesintisiz takip üzerine yakalandığı ve kovalamaca esnasında tanık …’dan aldığı parayı yere attığının tutanak tanıklarınca görüldüğü, olay tutanağında belirtildiği şekilde suç konusu uyuşturucu maddelerin hem tanık üzerinde hem de olay yerindeki taşın altında ele geçirildiği olayda; tanık olarak dinlenilen tutanak düzenleyicilerinin de olay tutanağı içeriğinin doğru olduğunu ve tanık ile sanığın arasında uyuşturucu alışverişinin gerçekleşmesi sonrasında müdahale ettiklerini beyan etmeleri, tanık …’ın üzerinde çıkan uyuşturucu ile sanığın olay yerinde taşın altından aldığı uyuşturucu çeşitlerinin aynı olduğunun kriminal raporlar ile doğrulanması gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş, sanığın madde satışı yaptığı yer için düzenlenen kovuşturma aşamasında yapılan keşif neticesinde alınan mesafe ölçümüne ilişkin bilirkişi raporuna göre 70.80 metre mesafede cami olduğu tespit edildiğinden 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi gereğince cezasından arttırım yapılmuştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtarının belirtilmemesi ve adli emanetteki paranın müsaderesine karar verilirken sevk maddesinin yanlış gösterilmesi nedenleriyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca sanığın temyiz süresinden sonra Yargıtaya hitaben yazdığı 22.06.2022 ve 05.07.2022 tarihli dilekçelerinde 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına esas alınan caminin tadilat nedeniyle hizmet dışı olduğunu ve hakkında bu maddenin uygulanmaması gerektiğini belirtmiş ise de yargılamanın hiç bir aşamasında ve temyiz dilekçesinde bu husus belirtilmediği gibi mahkemece yapılan keşif sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporunda da caminin hizmet dışı olduğuna ilişkin bir tespite yer verilmediği, sanık tarafından resmi olmayan bir evrak tanzim edilerek caminin hizmet dışı olduğunun iddia edildiği anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde

açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 20.05.2021 tarihli ve 2021/1177 Esas, 2021/1208 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.