Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/15842 E. 2023/2457 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15842
KARAR NO : 2023/2457
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık müdafiinin 25.05.2021 tarihli dilekçesinde hükmün hukuki yönüne ilişkin herhangi bir temyiz nedeni göstermediği ancak sanık müdafiine 5271 sayılı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin gerekçeli kararın tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi gerektiğinin bildirilmediği ve bu hususun meşruhatlı
tebligat ile de ihtar edilmediği anlaşıldığından müdafiin 29.06.2021 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinin süresinde kabul edilmesi gerektiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/28 Esas, 2021/19 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 17 yıl 6 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 20.05.2021 tarihli ve 2021/598 Esas, 2021/1204 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik Cumhuriyet savcının (aleyhe) ve sanık müdafiinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 20 yıl hapis ve 200.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiince temyiz nedeni belirtilmemiş olması nedeniyle hükme yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddi yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan çok fazla uzaklaşıldığına,

2. Hükmün gerekçesiz olduğuna,

3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kolluk güçleri tarafından uyuşturucu ve uyarıcı madde ticaretinin önlenmesine yönelik yapılan çalışmalar kapsamında sanığın ticaret amacıyla uyuşturucu madde bulundurduğuna dair istihbari bilginin temin edildiği, usulüne uygun alınmış arama kararına istinaden sanığın ikamet ettiği konutunda arama yapıldığı, yatak odasında çuval içerisinde sarı renkli koli bandıyla sarılı halde paketlenmiş şekilde kullanma sınırlarının üzerinde eroin ele geçirildiği, bu suretle sanığın ticaretini yapmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurduğu, sanığın savunmalarında suçlamaları kabul etmeyip, evinde ele geçen maddenin İran’da ikamet eden ve İran vatandaşı olan Seyit Hacıoğlu’na ait olduğunu, açık adresini ve kimlik bilgilerini net olarak bilmediğini ve paketin içerisinde uyuşturucu madde olduğunu bilmediğini ifade etmişse de; bir kimsenin yabancı bir ülkede tanıştığı herhangi birisine evinin anahtarını eşya bırakması için vermesinin inandırıcı olmadığı ve sanık savunmalarının hayatın olağan akışına uygun düşmediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun’un 61 inci maddesindeki ölçütlere göre;
temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmasının yasal koşullarının oluşmadığı, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler ile suçun sübutuna, hukuki vasfının tayinine ve Bölge Adliye Mahkemesinin temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine ilişkin takdirleri tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, delillerin takdirinde ve hukuki nitelendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 20.05.2021 tarihli ve 2021/598 Esas, 2021/1204 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.