Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/15854 E. 2023/2510 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15854
KARAR NO : 2023/2510
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2020/302 Esas, 2021/162 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 13 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2021/1322 Esas, 2021/1820 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Eylemin sabit olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğuna,
3. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna, bu yolla ele geçen delillerin hükme esas alınamayacağına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinden önce “Cezaevi firarisi olan ve sahte kimlik kullanan sanığın, farklı adresleri kullandığı ve sürekli ikamet değiştirerek kaldığı evlerde uyuşturucu madde sakladığı” bilgisi alınması üzerine, çalışmalar sonucu tespit edilen güncel adreste yapılan aramada, ikamette bulunan sanığın uyuşturucu maddenin büyük bir kısmını banyodaki klozetin içine döktüğü görülerek, poşet elinden alındığında, içinde daralı 245 gram sentetik kannabinoidin bulunduğu ve dolap içerisinde kağıda sarılı daralı 3 gram eroinin ele geçtiği olayda; uzmanlık raporunun ve olay tutanağının içerikleri, tutanak düzenleyici kolluk
görevlilerinin tanıklık beyanları, ele geçen uyuşturucu maddelerin miktarı ve çeşitliliği ile olay yeri fotoğrafına göre etrafa çok fazla uyuşturucu maddenin saçıldığının tespit edilmesi hususları birlikte dikkate alındığında, “uyuşturucu madde ticareti yapma” eyleminin sabit olduğu; “suçun işleniş şekli, uyuşturucu madde miktarı, suç konusunun önem ve değeri” gözetilerek temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşıldığı, suç konusu uyuşturucu maddelerin niteliği itibarıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca artırım yapıldığı ve sabıka kaydındaki tekerrüre esas ilam nedeniyle hakkında aynı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulandığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki nitelendirme ve uygulama konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı; olay tarihinden önce alınan ve olay günü yapılan araştırma sonucu teyit edilen ihbarın içeriğinde “sanığın sürekli adres değiştirdiği” bilgisinin yer aldığı da dikkate alındığında, Cumhuriyet savcısının “gecikmesinde sakınca bulunan hal” kapsamında verdiği geceleyin konutta arama yapılmasına ilişkin yazılı arama emrinin, 5271 sayılı Kanun’un 118 inci maddesinin ikinci fıkrasına uygun olduğu ve bu yolla ele geçen delillerin hükme esas alınabileceği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2021/1322 Esas, 2021/1820 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.