YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15878
KARAR NO : 2023/2215
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2021 tarihli ve 2021/54 Esas, 2021/106 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 21.05.2021 tarihli ve 2021/1205 Esas, 2021/1509 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Eylemin sabit olmadığına, beraat kararı verilmesine gerektiğine,
3. Tekerrür hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde, “sanığın ön ismi, eşkali, uyuşturucu madde sattığı yer ve satış şekli” belirtilerek yapılan ihbar üzerine, belirtilen bölgeye gidildiğinde, ihbardaki eşkal bilgilerine uyan ve kaldırım üzerinde oturur vaziyette görülen sanığın, yanına yaklaşıldığı sırada elinde bulunan şeffaf poşeti yere bıraktığı, poşet kontrol edildiğinde daralı 29,42 gram sentetik kannabinoidin ele geçirildiği, sanığın kaba üst aramasında ise uyuşturucu madde paketlemede kullanılan çok sayıda OCB ibareli kağıt parçalarının bulunduğu olayda; ihbarın ve olay tutanağının içerikleri, tutanak düzenleyici kolluk görevlilerinin yeminli tanıklık beyanları, ele geçen uyuşturucu maddenin kişisel kullanım sınırının üzerinde olması ve sanığın üzerinde ihbarla uyumlu şekilde uyuşturucu madde paketlemede kullanılan çok sayıda kağıt parçasının ele geçirilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, “uyuşturucu madde ticareti yapma” eyleminin sabit olduğu; suç konusunun sentetik kannabinoid olması nedeniyle cezada 1/2 oranında arttırım yapıldığı, sanığın suça eğilimli kişiliği ve pişmanlık göstermemesi nedeniyle hakkında takdiri indirim uygulanmadığı ve tekerrüre esas sabıka kaydı bulunduğundan 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulandığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki nitelendirme ve uygulama konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükme yapılan “gerekçeli karar başlığında 22.11.2020 olan suç tarihinin, maddi hata sonucu 21.11.2020 olarak gösterilmesine, ” ilişkin eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçuna sübutuna ve vasfına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
A. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilirken, hükümden önce 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin gözetilmediği,
B. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2018/133 esas ve 2018/438 Karar sayılı kararının, Dairemizin 26.01.2022 tarihli, 2020/20639 Esas ve 2022/891 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu; dolayısıyla tekerrüre esas alınan hüküm, temyize konu suç tarihinden önce kesinleşmediğinden, bu hüküm yönünden 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, bu hüküm yerine, sanığın adli sicil kaydında yer alan İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 07.12.2017 tarih , 2017/231 Esas ve 515 Karar sayılı iftira suçundan 3 ay hapis cezasına ilişkin 17.04.2018 infaz tarihli ilamının tekerrüre esas alınması gerektiği,
Değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle. Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 21.05.2021 tarihli ve 2021/1205 Esas, 2021/1509 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
A. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümünün çıkarılması ve yerine; “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına”, ibaresinin eklenmesi,
B. Tekerrür uygulanmasına ilişkin bölümünde yer alan “Sanığın daha önce İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2018/133 esas, 2018/438 Karar sayılı kararı ile neticeten 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı” ibaresinin çıkarılarak, yerine “Sanığın İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 07.12.2017 tarih , 2017/231 Esas ve 515 Karar sayılı 17.04.2018 infaz tarihli ilamı ile iftira suçundan 3 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.