Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/16004 E. 2023/2266 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16004
KARAR NO : 2023/2266
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2019/857 Esas, 2021/23 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 20.04.2021 tarihli ve 2021/382 Esas, 2021/273 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık savunması, tespite dayalı olay tutanağı ve tutanak düzenleyicisi tanık ifadeleri, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen … ifadesi
ve diğer delil, bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde sanığın uyuşturucu satacağı yönünde edinilen bilgi üzerine başlatılan çalışmalarda …’ün Mamak Boğaziçi Köprüsü altında tedirgin vaziyette beklerken sanığın kullandığı araçla geldiği, …’ün bu araca binip 350,00 TL karşılığı sanıktan eroin maddesi satın aldığı, ayrıca sanığın evinde yapılan aramada 191 gram daha eroin maddesi ele geçirildiği, böylece sanığın üzerine atılı suçlamanın sabit olduğu görülmekle cezalandırılması yoluna gidilmiş, temel ceza tayininde alt sınırdan miktar belirlenip suça konu uyuşturucu eroin olmakla cezası artırılıp lehine takdiri indirim uygulanarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. 5237 sayılı Kanun’un 58 inci ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre; birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması durumunda bunlardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, sanığın adli sicil kaydında yer alan mahkûmiyetlerden en ağır cezayı içeren Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/606 Esas 2018/43 Karar sayılı ilamı ile birlikte Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/611 Esas 2017/364 Karar sayılı ilamının da kararda gösterilerek tekerrüre esas alınmasının kanuna aykırı olduğu,
C. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği ihtarı” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranıldığı,
Değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 20.04.2021 tarihli ve 2021/382 Esas, 2021/273 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
A. Hüküm fıkrasından “Sanığın Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/611 Esas 2017/364 Karar sayılı ilamı ile tekerrüre esas sabıkasının olduğu görülmekle TCK’nın 58. Maddesi uyarınca hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin UYGULANMASINA” ibaresinin çıkarılması,
B. Hüküm fıkrasının, sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmına “…tamamının tahsil edileceği” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.