Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/16090 E. 2022/13471 K. 19.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16090
KARAR NO : 2022/13471
KARAR TARİHİ : 19.12.2022

Mahkeme : İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : a) Mahkûmiyet; Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin
01.03.2021 tarih, 2019/383 esas ve 2021/98 sayılı kararı
b) Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Sanık müdafii süresinde duruşma talebinde bulunmuş ise de; dosya kapsamı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sanık hakkındaki inceleme takdiren duruşmasız olarak yapılmıştır.
CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanık müdafiinin temyiz isteğinin CMK’nın 294/2. maddesi kapsamında hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede;
Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteğinin CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,
B) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanık ve müdafiinin temyiz isteklerinin CMK’nın 294/2. maddesi kapsamında hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede;
1) CMK’nın 280/1-a maddesinde, bölge adliye mahkemesinin “İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303. maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verebileceği düzenlenmiş olup, “TCK’nın 43. maddesi uyarınca mahkemenin zincirleme suç kapsamında kabul ettiği eylemlerden birinin diğerinin devamı hukuki niteliğinde olup zincirleme suç kapsamında değerlendirilemeyeceğine” karar verilebilmesi için, CMK’nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, CMK’nın 280/1-a maddesi kapsamına girmediği halde, duruşma açılmadan istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2) Yargılamaya konu edilen olaylardan mahkemece sübutu kabul edilmeyen ve sanık aleyhine kanun yoluna konu edilmeyen kısımların kesinleştiği, somut olayda 02.09.2019 tarihli eylemin mahkemece sübutunun kabul edilmediği, söz konusu karar aleyhine Cumhuriyet savcısınca istinaf yoluna başvurulmadığı, sanık ve müdafiinin istinaf istemlerine hasren incelemenin yapıldığının anlaşılması karşısında;
İlk derece mahkemesince sübutu kabul edilmeyen ve sanık aleyhine istinaf edilmeyen 02.09.2019 tarihli eylemin bölge adliye mahkemesince sübutu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,
CMK’nın 304. maddesi uyarınca dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine,
19/12/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.