YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16183
KARAR NO : 2023/1987
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2021 tarihli ve 2020/364 Esas, 2021/48 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 8 yıl 4 hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 06.05.2021 tarihli ve 2021/568 Esas, 2021/658 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanıktan ele geçen 180,00 TL paranın suçtan elde edildiğine dair yeterli delil bulunmaması nedeniyle hükmün düzeltilerek onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
A. Alüminyum folyo üzerinde sanığa ait parmak izinin tespit edilmesinin, suça konu uyuşturucu maddenin sanık tarafından satıldığı anlamına gelmeyeceğine,
B. Suça konu uyuşturucu maddenin miktarı itibariyle ticaret amacıyla bulundurulduğundan bahsedilemeyeceğine,
C. Çelişkili tanık beyanına itibar edilmemesi gerektiğine,
D. Her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İstihbari bilgi üzerine yapılan fiziki takipte sanığın, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan…’ın sevk ve idaresinde olan araca bindiği görülerek aracın durdurulduğu, Cumhuriyet savcısının yazılı arama emrine istinaden araçta yapılan aramada alüminyum folya içerisinde metamfetamin ele geçirilen olayda;
Sanık hakkında istihbari bilgi bulunması, fiziki takip sonucu…’ın aracında uyuşturucu madde ele geçmesi, uyuşturucu maddenin sarılı olduğu alüminyum folyo üzerinde sanığa ait parmak izinin tespit edilmesi karşısında…’ın soruşturma aşamasında müdafii eşliğinde alınan beyanına itibar edildiği, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmediği, sanığın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurduğu gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün sanığın ikinci kez mükerrir olmasına karşın birinci kez mükerrir olduğunun belirtilmesi hususu eleştirilip, suçtan elde edildiği anlaşılan 180,00 TL paranın açıkça müsaderesine karar verilmemesi nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı ve hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan…’ın beyanları doğrultusunda, adli emanetin 2020/6858 sırasında kayıtlı sanıktan ele geçirilen 430 TL paranın 180 TL’sinin uyuşturucu madde satışından elde edildiği sabit olduğundan, 180 TL’nin 5237 sayılı Kanun’un 55 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine, geriye kalan 250 TL paranın sanığa iadesine karar verilmesi gerektiğine ilişkin uygulama usul ve yasaya uygun görülmekle, Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak,
aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda ” ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” ihtarı belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranıldığı,
C. Hükümden önce 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediği,
D. İstinaf mahkemesince tekerrür hükmünün uygulanmasına ilişkin yapılan eleştiride, tekerrüre esas alınan ilamda belirtilen Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/857 Esas ve 2006/775 Karar sayılı ilamın sanığın 18 yaşından küçük olduğu sırada işlediği suça ilişkin olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmediği,
Değerlendirilmiş; bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B), (C), (D) harfleriyle gösterilen bentlerde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 06.05.2021 tarihli ve 2021/568 Esas, 2021/658 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA; bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
A. Hüküm fıkrasının, sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafına “…tamamının tahsil edileceği” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin” ibaresinin eklenmesi,
B. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Sanık hakkında, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler gözetilerek, oluşan duruma göre, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci
ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
C. İstinaf mahkemesince verilen hükmün ikinci kez mükerrirliğe ilişkin eleştiri içeren 4. paragrafının hükümden çıkarılması,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.