Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/16258 E. 2023/2010 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16258
KARAR NO : 2023/2010
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKKİ S
A. İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2020/451 Esas, 2021/84 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2021/987 Esas, 2021/1374 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanığın adli sicil kaydında daha ağır cezayı içeren ilamı yerine daha az cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması nedeniyle hükmün düzeltilerek onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin sanık hakkında uygulanmaması gerektiğine,
4. Tutanak tanıkları dinlenilmemesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına,
5. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Rutin çalışmalar sırasında, sanığın sevk ve idaresindeki motosikletle seyir halindeyken dur ihtarına uymayıp kaçtığı ve bu sırada yere attığı poşet içerisinde 5 adet amfetamin içerir tablet ve 10 adet kağıda sarılı halde net 4 gram sentetik kannabinoid içeren uyuşturucu maddeler ile sanığın üzerinden 150,00 TL para ele geçirildiği olayda, sanığın eyleminin uyuşturucu maddelerin çeşitliliği, paketleniş biçimi, kullanım miktarının üzerinde olması ve sanığın soruşturma aşamasındaki tevil yollu ikrarıyla sabit olduğu gerekçeleri ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Suç tarihinde kendisinde kullanım sınırlarında uyuşturucu maddeler ele geçirilen sanığın, aleyhinde mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığı aşamada, müdafili kolluk beyanında suça konu uyuşturucu maddeleri arkadaşları ve kendisi için aldığına dair kabulüyle başkalarına vermek amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım etmesi nedeniyle, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Sanığın tekerrür oluşturan mahkûmiyetlerinden daha ağır cezayı içeren İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. maddesi ile görevli) 04.09.2006 tarih, 2005/51 Esas ve 2006/158 Karar sayılı ilamı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen 4 yıl 2 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası yerine, İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2020 tarihli, 2006/543 Esas ve 2010/124 Karar sayılı ilamıyla verilen 2 yıl 4 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması,
3. İlk Derece Mahkemesi kararında, suç tarihinin “15.08.2020” yerine “16.08.2020” olarak yazılması nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2021/987 Esas, 2021/1374 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Tekerrür uygulması yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.