YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16263
KARAR NO : 2023/2014
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2021 tarihli ve 2021/66 Esas, 2021/226 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2021/1693 Esas, 2021/1899 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca usul ve yasaya uygun olması nedeniyle hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanması gerektiğine,
4. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine,
5. Arama kararının ve işleminin hukuka aykırı olduğuna,
6. 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesindeki tekerrür hükümlerinin hatalı uygulandığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
09.12.2020 tarihinde yapılan rutin çalışmalar sırasında kolluk görevlilerinin yanına gelen bir şahsın sanığa ait adres bilgisini vererek söz konusu adreste uyuşturucu madde satıldığına dair ihbarda bulunması üzerine, ikametin fiziki takibe uygun olmamasından dolayı Cumhuriyet savcısının yazılı arama emriyle sanığın da bulunduğu sırada ikametinde yapılan aramada; masa üzerinde 2 parça halinde toplam net 4,7 gram metamfetamin ile uyuşturucu maddelerin yanında çalışır halde hassas terazinin ele geçirildiği ve el koyma kararının onanmasına karar verildiği olayda; sanığın eyleminin hakkında yapılan ihbar, ihbar ile uyumlu şekilde ikametinde uyuşturucu maddeler ile hassas terazinin ele geçirilmesiyle sabit olduğu, sanığın beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmıştır.
Sanığın ilk eylemi sonrası adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığı, 16.12.2020 tarihinde yer ve zaman bakımından önleme araması kararı da bulunduğu sırada yapılan rutin çalışmalarda, durumundan şüphelenilen sanığın pantolon cebinde kabarıklık farkedilmesi üzerine rızasıyla 1 adet uyuşturucu içermeyen tablet ile 3 parça halinde toplam net 4 gram metamfetamini kolluk görevlilerine teslim ettiği ve üst aramasında da 250 TL para ile telefon ele geçirildiği, şifahi beyanında kendisine bir şahsın uyuşturucu madde getireceğini ifade etmesi üzerine, buluşma yerinde hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen ve şifahi beyanında sanıktan madde almaya geldiğini ifade eden tanık Sharif ‘in yakalandığı ve üzerinden 450 TL para ele geçirildiği olayda; sanığın eyleminin ele geçen uyuşturucu maddeler, beyanının aksine tanıkta herhangi bir uyuşturucu madde ele geçmemesi, sanığın telefonu üzerinde yapılan incelemeye ilişkin bilirkişi raporu ve tanık Sharif’in müdafili kolluk beyanıyla sabit olduğu, sanığın beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu gerekçeleriyle her iki eyleminden dolayı zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre; sanığın 16.12.2020 tarihinde kendisinde ele geçirilen maddeleri satmak amacıyla bulundurduğu sabit ise de; zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, 09.12.2020 tarihinde sanığın ikametinde uyuşturucu madde sattığına dair ihbar üzerine Cumhuriyet savcısının yazılı arama emrine istinaden ikametinde yapılan aramada uyuşturucu madde ve yanında hassas terazi bulunduğu, 5271 sayılı Kanun’un 119 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında, “Cumhuriyet Savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur.” şeklindeki düzenlemenin aksine, arama tutanağı içeriğine göre arama sırasında hazirun olarak kimsenin bulundurulmamış olmasının kanuna aykırılık teşkil ettiği, bu arama sonucu bulunan uyuşturucu madde ve hassas terazinin hem “suçun maddî konusu” hem de “suçun delili” olup hukuka aykırı yöntemle elde edildiğinden hükme esas alınamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2021/1693 Esas, 2021/1899 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.