Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/16708 E. 2023/4870 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16708
KARAR NO : 2023/4870
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

T U T U K L U

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1591 E., 2021/1761 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2021/1591 Esas, 2021/1761 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2021/1591 Esas, 2021/1761 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu olacağına,
3. Delil yetersizliğine,
4. Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’un, …v isimli şahsa net 0,2 gram eroin, 0,1 gram metamfetamin vermesi, polislerce yanına gidildiğinde her ikisinin kaçmaya başladıkları, takip sonucunda yakalandıklarında sanığın üst yoklamasından net 10 adet Methadone uyuşturucu madde, alüminyum folyoya sarılı net 1 gram metamfetamin, üç parça halinde toplamda net 0,5 gram eroin ele geçirilmesi ve alıcı üzerinden net 0,2 gram eroin, 0,1 gram metamfetamin ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda;
Sanığın, müdafi iştirakıyla polis merkezinde alınan ifadesinde …v’e …mahallesinde bulunan …Cami önünde uyuşturucu verdiğini ancak para almadığını beyan ettiği, huzurda da arkadaşı …’e yardım amaçlı uyuşturucu madde verdiğini para almadığını ikrar ettiği, hakkında uyuşturucu kullanma suçundan işlem yapılan …v’in de alınan ifadesinde …Cami önünde şüpheliden uyuşturucu alırken sivil polislerin kendisini yakaladığını, şüpheliye daha önceden İphone marka cep telefonu sattığını ancak parasını alamadığını, olay günü şüpheliden almış olduğu uyuşturucuları cep telefonu satışından kaynaklı alacağına mahsuben aldığını beyan ettiği, huzurda tanık sıfatıyla dinlenilmesi amacıyla yabancı uyruklu alıcıya tüm çabalara rağmen ulaşılamadığı, kolluk ekiplerinin göz takibi sırasında, fiziki takip, izlem ve kovalamaca ile elde ettikleri delliler, tutanaklar, mümzilerin huzurdaki anlatımları da sanığın olay günü üzerinde bulundurduğu pek çok çeşitte ve çeşitli miktarda uyuşturucu madde paketlerinden birisini alıcıya verdiği anlaşıldığı, uyuşturucu madde verme eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinde sayılanlardan camiye 5 metre mesafede gerçekleştiğinin tespit olunması karşısında şüphe duyulamayacak bu mesafe için keşif yapılmaksızın arttırım maddesi uygulandığı, sanığın sabit olan uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince madde çeşitliliği, iki nitelikli hâlin birlikte gerçekleşmesi de dikkate alınarak teşdiden cezalandırılmasına, suçun sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesislere iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umuma açık yerde işlenmesi ve suça konu maddenin eroin olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri gereğince cezası yarı oranında artırılarak cezalandırılmasına, suç sonrası ve yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası marifetiyle cezası takdiren indirilerek cezalandırılmasına karar verildiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, eksiksiz araştırma ile elde edilen delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2021/1591 Esas, 2021/1761 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2023 tarihinde karar verildi.