YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16743
KARAR NO : 2022/13400
KARAR TARİHİ : 19.12.2022
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : a- Mahkûmiyet; Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin
14/01/2021 tarih, 2020/155 esas ve 2021/9 sayılı kararı
b- İstinaf başvurusunun esastan reddi; İstanbul Bölge Adliye
Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 18/05/2021 tarih, 2021/971 esas ve
2021/1449 sayılı kararı
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A- Sanık … hakkında verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararının incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanık müdafiinin dilekçesindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükme ilişkin istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
B- Sanık … hakkında verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararının incelenmesinde:
Sanık … müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteminin, 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca; takdiren reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır.
Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmadığı halde sanığın cezasından TCK’nın 192/3. maddesi uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri ve aşağıda belirtilenin dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
Tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken hangi ilamın tekerrüre esas alındığının kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz isteği bu nedenlerle yerinde olduğundan, CMK’nın 302. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 303. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, ilk derece mahkemesi hükmünün;
Hüküm fıkrasında sanık hakkındaki tekerrüre ilişkin ilgili bölümün çıkarılması ve yerine “Sanığın adli sicil kaydında yer alan tekerrüre esas olan Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/478 esas ve 2015/72 karar sayılı ilamı ile verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası nedeniyle, hükmolunan cezanın TCK’nın 58. maddesinin 6. ve 7. fıkraları uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
Suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesine; kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmesine, 19/12/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.