YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16802
KARAR NO : 2023/5439
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
T U T U K L U
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1070 E., 2021/1520 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2020/180 Esas, 2021/139 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2021/1070 Esas, 2021/1520 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; “bölge adliye mahkemesince TCK’nın 188/4-b maddesinin kaldırılmasına kararı verilebilmesi için 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra eylemin kabulüne göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi” nedeniyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık…a sentetik kannabinoid sattığı olayda sanığın inkara dayalı savunması, 02.03.2020 tarihli fiziki takip tutanağı, kullanıcı tanıktan ve sanıktan ele geçirilen maddelerin uyuşturucu madde olduğuna dair kriminal raporlar, kullanıcı tanık…ın soruşturma aşamasında müdafi huzurunda verdiği beyanlarında söz konusu uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığını beyan ettiği, kullanıcı tanıktan ele geçirilen uyuşturucu maddenin sarılı olduğu kağıt parçası ile sanığın üst aramasında ele geçirilen kağıt
parçalarının birbirinden koparılmış olduğuna dair görgü tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın inkara dayalı savunmasına itibar edilmeyerek sanığın kullanıcı…a 03.02.2020 günü 30,00 TL karşılığında uyuşturucu madde satmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün sanığın cezasının zincirleme suç hükümleri gereğince artırılmaması hususu eleştirilip, “TCK’nun 188/4-b maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı, bu durumda birden fazla ağırlaştırıcı neden bulunmadığı halde alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayin edilmiş olmasının ve sanığın gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürelerin verilen cezadan TCK’nın 63. maddesi uyarınca mahsup edilmesi gerekirken bu yönde bir karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğu” nedenleriyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bölge Adliye Mahkemesi, araç içinde uyuşturucu madde satılmasının 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi kapsamında olmadığı ve sanığın iki nitelikli hali ihlal etmediği gerekçesiyle sanığın cezasında uygulanan teşdidin kaldırılması suretiyle hukuka aykırılığı düzelterek istinaf talebinin esastan reddine karar vermiş; Tebliğnamede duruşma açmaksızın karar verilmesi nedeniyle bozma talebinde bulunulmuş ise de, maddi vakayı değiştirmemesi ve yeni delil toplamaması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmadan hüküm verebileceği değerlendirildiğinden, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği”
ihtarı yerine, “adli para cezasının ödenmemesi halinde 5275 sayılı Kanun’un 106/3 maddesi hükümleri uyarınca infaz edileceğinin ihtarına ” ibaresinin yazılmasının hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2021/1070 Esas, 2021/1520 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Hüküm fıkrasının, sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmından “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” ihtarı yerine, “adli para cezasının ödenmemesi halinde 5275 sayılı Kanun’un 106/3 maddesi hükümleri uyarınca infaz edileceğinin ihtarına,” ibaresinin çıkartılarak yerine “ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği husususunun ihtarına” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2023 tarihinde karar verildi.