YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17146
KARAR NO : 2023/5277
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
T U T U K L U
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1214 E., 2021/1330 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2021 tarihli ve 2020/232 Esas, 2021/145 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.06.2021 tarihli ve 2021/1214 Esas, 2021/1330 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4.Tutanak tanıklarının olay yakalama tutanağını doğrulayamamalarına rağmen mahkûmiyete esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna, 5. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 6. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kolluk kuvvetlerine sanığın uyuşturucu madde sattığı bilgisinin gelmesi üzerine kolluk ekipleri tarafından sanığın adresine geçilip tertibat alınarak beklenmeye başlanıldığı, sanığın binadan yaya olarak çıktığı, sokak üzerinde yaya olarak bekleyen hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılan …ile buluştuğu, …’ın sanığa para verip karşılığında da bir şeyler aldığı, sonra zıt yönlere ayrıldıklarının görüldüğü, … durdurulduğunda elinde bulunan maddeyi yere attığı ve maddenin taş kokain olduğunun değerlendirildiği, … ile yapılan şifai görüşmede attığı
maddeyi 80,00 TL karşılığında sanıktan aldığını beyan ettiği, sanığın ikametinin bulunduğu binadan tekrar yaya olarak çıktığının görülmesi üzerine kolluk görevlilerince durdurulduğu ve samimi ikrarda bulunarak üzerinde ve evinde uyuşturucu madde bulunduğunu beyan ettiği, sanığın üzerinden çıkan maddenin …’ın yere attığı madde ile aynı türde ve aynı şekilde paketlenen taş kokain olduğunun görüldüğü, arama kararı alınması üzerine evde yapılan aramada skunk, taş kokain ve metanfetamin olduğu değerlendirilen çeşitli uyuşturucu maddeler bulunduğu ve bu maddelerin olduğu poşetin içerisinde 3 adet 100,00 TL, 1 adet 50,00 TL, 5 adet 20,00 TL, 1 adet 10,00 TL, 1 adet 5,00 TL olmak üzere toplam 465,00 TL bulunduğu olayda; tanık …’ın emniyet aşamasında uyuşturucu maddeyi sanıktan para karşılığında aldığına dair sıcağı sıcağına ikrarı, nitekim tanıktan çıkan madde ile sanıktaki maddenin aynı nitelikte olmasının da tanığın ilk beyanını desteklediği, her ne kadar tanık sonraki aşamalarda beyanlarını değiştirmiş ise de bunun suçun ve suçluların ortaya çıkmamasına yönelik yönlendirilmiş beyan olduğu, sanığın tanık … ile karşılaştıktan hemen sonra sokak içerisinde yakalandığı ve üzerinde para olmadığı savunmasının ise; tutanakta da açıkça belirtildiği üzere ilk evden çıkış saatinin 15.15 olduğu, tanıkla buluştuktan sonra eve girdiği, sonrasında tekrar 15.40 sıralarında tekrar evden çıktığından bahisle suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, sanığın evinde ele geçirilen maddelerin çeşitli oluşu ve maddelerin bulunduğu poşette 3 adet 100,00 TL, 1 adet 50,00 TL, 5 adet 20,00 TL, 1 adet 10,00 TL, 1 adet 5,00 TL olmak üzere toplam 465,00 TL bulunmasının, yine sanığın savunmasında olay tarihinde yakalandığında bakkala gitmek için çıktığını beyan etmesine karşın üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilmiş olması da dikkate alındığında uyuşturucu madde ticareti yaptığını desteklediği, tutanak tanıkları mahkeme huzurunda alınan beyanlarında olayın üzerinden zaman geçtiği için tam hatırlamadıklarını beyan etmeleri ancak tutanak içeriğini doğrulamaları, ihbarın sanık adına olması, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmaları, tanık beyanları, uzmanlık raporu, olay ve ev arama tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. Madde alışverişi anının tutanak tanıkları tarafından net olarak görülmesi ve tanık …’ın anlatımları karşısında sanığın kendi üzerinde ve evinde ki maddeleri rızası ile teslim etmesinin 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin yedinci fıkrasına muhalefet edilmesi nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.06.2021 tarihli ve 2021/1214 Esas, 2021/1330 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.