YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17319
KARAR NO : 2023/585
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Eleştirilerek ve düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2021 tarihli ve 2020/241 Esas, 2021/73 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2021/812 Esas, 2021/1645 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar eleştirilerek ve düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar müdafilerinin hukuka aykırı delil elde edildiğine ve tutanak tanıklarının beyanlarına üstünlük tanınmasının hukuka aykırı olduğuna ve alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir durum olmadığı halde cezanın gerekçesiz artırılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; olay kapsamında bahsi geçen önleme arama kararı dosya arasına alınmaksızın karar verildiğine ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dosya arasına getirilen önleme arama kararının tarih itibariyle olay ile uyumlu olmadığına, sanıklar üzerinde usule aykırı arama yapıldığına, sanığın emniyette ifade vermediğine ve bu yönde ifade tutanağını imzalamadığına, bu durumun sanığın nezarethane kabul tutanağı, müdafi talep tutanağı ve ifade tutanağındaki imzaların aynı olmamasından da anlaşılabileceğine, bu hususun ispatı için imzalar yönünden bilirkişi incelemesi gerektiğine, bu yönden alınan tutanak tanığı beyanlarının çelişkili olduğuna, mahkemenin çelişkiyi giderip gidermediğini gerekçesinde belirtmediğine ve hangi gerekçe ile tutanak tanıklarının beyanlarına itibar edildiğini açıklamadığına, eylemin sabit olmadığına, olayın
tarafsız tanığı olan taksi şoförünün tanık ifadesi alınmadığı için olayın aydınlatılamadığına, yerelr edildiğini açıklamadığına, eylemin sabit olmadığına, olayın tarafsız tanığı olan taksi şoförünün tanık ifadesi alınmadığı için olayın aydınlatılamadığına, yerel mahkemenin alt sınırdan uzaklaşma gerekçesinin yeteri kadar izah edilmediğine, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna ilişkindir.
B. Sanık … müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; olay kapsamında bahsi geçen önleme arama kararı dosya arasına alınmaksızın karar verildiğine ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dosya arasına getirilen önleme arama kararının tarih itibariyle olay ile uyumlu olmadığına, sanıklar üzerinde usule aykırı arama yapıldığına, sanığın eyleminin sabit olmadığına, olayın tarafsız tanığı olan taksi şoförünün tanık ifadesi alınmadığı için olayın aydınlatılamadığına, yerel mahkemenin alt sınırdan uzaklaşma gerekçesinin yeteri kadar izah edilmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kolluk görevlileri tarafından yapılan kontroller esnasında tedirgin hareketlerinden dolayı takip edilen sanıkların hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan tanık … ile buluşmalarının, sanık …’ın …’ten bir şey aldıktan sonra olay yerinde bulunan ticari taksiye beraber binerek uzaklaşacaklarının görülmesi üzerine olaya müdahale edilerek sanık …’ın kaba üst aramasında bir pakette esrar ve sanık …’nin üst aramasında ise 28 paket halinde eroinin ele geçirildiği olayda; olay yerini gören kamera kayıtları, olay tutanağı, tutanak tanığı beyanları, sanıkların yakalanış biçimi ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların iştirak halinde uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri gerekçesiyle mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkındaki hükümlerin önleme arama kararı aslı ya da onaylı örneği dosya arasına getirilmeden hüküm verilmesi, bu eksikliğin istinaf incelemesi esnasında giderilmesi nedeni ile eleştirilip, ödenmeyen adli para cezalarının hapse çevrileceğine dair ihtarın hükümde yer almaması nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1- Olay ve yakalama tutanağına göre 27.05.2020 tarihli önleme arama kararına binaen sanıkların üstünde arama yapıldığı, yargılama aşamasında ise bahsi geçen kararın dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesince getirildiği ve getirilen önleme arama kararının suç tarihini de kapsamadığı görülerek yapılan incelemede, olay tarihinde şüpheli hareketleri nedeniyle kolluk görevlileri tarafından takip altına alınan sanıklardan …’ın, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık …’ten bir şey aldığı görüldükten sonra tanık ile birlikte olay yerinde bulunan ticari taksiye yönelmeleri üzerine yapılan müdahale sonucunda sanıkların yakalandıkları, sanık …’ın olay yerinde yapılan kaba üst aramasında bir pakette esrar ele geçirildiği, sanık …’nin ise polis merkezine götürülerek yapılan üst aramasında göğüs bölgesinde 28 paket halinde eroin ele geçirildiği olayda, öncelikle aramaya dayanak olduğuna söylenen olay yeri ile olay tarihini kapsayan önleme arama kararı olup olmadığı tespit edilerek, sanık …’ın üst aramasında ele geçirilen esrarın hukuka uygun biçimde elde edilmiş delil olup olmadığı tartışıldıktan sonra, devamında; sanıklarla ilgili olarak suç şüphesinin ve emarelerinin olay yerinde ortaya çıktığı, bu durumda görevlilerce, 5271 sayılı Kanun’un ikinci maddesinin e bendi, 161 inci maddesi ve 2559 sayılı Polis Vazife Ve Salȃhiyet Kanunu’nun (2559 sayılı Kanun) Ek 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uyarınca derhal Cumhuriyet savcısına olayın haber verilip Cumhuriyet savcısının emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine devam edilmesi ve 5271 sayılı Kanun’un 116 ve 119 uncu maddeleri uyarınca Cumhuriyet savcısının yazılı arama emri veya mahkemeden alınacak adli arama kararı uyarınca sanıkların üstünde ve eşyalarında arama yapılması gerektiği gözetilip; polis merkezine götürülerek üst araması yapılan ve göğüs bölgesinde 28 paket halinde eroin ele geçirilen sanık …’nin üst aramasının da hangi hukuki nedene göre yapıldığının, olay tarihinde sanık …’ye yönelik olarak 5271 sayılı Kanun’un 116, 117 ve 119 uncu maddelerine uygun şekilde alınmış “adli arama kararı” ya da “yazılı arama emri” bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa aslı veya onaylı bir örneğinin getirilmesi, duruşmada okunması, ayrıca 5271 sayılı Kanun’un 161 inci maddesi ve 2559 sayılı Kanun’un Ek 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Cumhuriyet savcısına haber verilmeden polis merkezinde sanık …’nin yapılan üst aramasında elde edilen delillerin hukuka uygun kabul edilemeyeceği gözetilip, …’nin yapılan üst aramasının Cumhuriyet savcısına haber verilip gözaltı kararı alındıktan sonra mı, yoksa önce mi yapıldığının tutanak tanıklarına ayrıntılı bir şekilde sorulması suretiyle bu hususların aydınlatılmasından sonra suç delillerinin hukuka uygun olarak elde edilip edilmediği belirlenerek sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile hükümler hukuka aykırı görülmüştür.
2- Kabule göre; UYAP üzerinden yapılan incelemede; sanık … hakkında 08/02/2020 tarihli eylemi ile
ilgili uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ayrıca Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca 2020/8089 soruşturma sayılı dosya üzerinden soruşturma yürütüldüğünün anlaşılması karşısında, bu soruşturmanın sonucunun araştırılması, dava açılmış ve derdest ise bu dava ile birleştirilmesi, sonuçlanmış ve karar kesinleşmiş ise dosyasının getirtilerek bu dosya içine konması, sonucuna göre her iki dosyadaki tüm delillerin birlikte değerlendirilip bu fiillerin müstakil suçlar olup olmadığının ya da 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suç oluşturup oluşturmadıklarının tartışılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2021/812 Esas, 2021/1645 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozmanın niteliği ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.