Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/17441 E. 2023/433 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17441
KARAR NO : 2023/433
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2021 tarihli ve 2020/138 Esas, 2021/17 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 11 yıl 8 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2021/1289 Esas, 2021/1335 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine,
2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’ın evinin bahçesinde kenevir ektiği ihbarı üzerine sanık … ve temyiz dışı sanıklar … ve …’in ikametinde usulüne uygun bir şekilde yapılan aramada, sanık …’ın yatak odası camından dışarıya çıktığı anda yakalandığı, arazideki tarlanın biçilen kısmında hasırlar üzerinde serili kenevirlerin bulunduğu, tarlada bulunan ağaçların altında yapılan aramada ise 3 adet mavi plastik 240 litrelik varillerin içerisinde ve aynı yerde 50 kg’lık çuval içerisinde ayıklanmış kenevir ele geçirildiği, ağacın yaklaşık 2 metre yanında ise ayıklanmamış halde 50 kg’lık 6 adet çuval içerisinde kenevir ele geçirildiği, 01.10.2020 tarihli uzmanlık raporuna göre 42.980 gram kenevir bitkisinden net 15.350 gram toz esrar maddesinin, 101.410 gram kenevir bitkisinden ise net 46.095 gram toz esrar maddesinin elde edilebileceğinin tespit edildiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar sanık … suçlamaları kabul etmeyerek hint kenevirlerini çiftlikte yetiştirdiği hayvanlara yedirmek amacıyla bulundurduğunu beyan etmiş ise de, ihbar içeriği, ihbar içeriği ile uyumlu şekilde sanığın ikametinde uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesi, tanık olarak dinlenen tutanak mümzi beyanları, sanığın kaçarken yakalanması, ele geçirilen uyuşturucu maddenin niteliği ve miktarı göz önüne alınarak sanığın hayatın olağan akışına uygun olmayan, kendisini suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarına itibar edilmediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık …’a ait ev ve arazide ihbar üzerine yapılan usulüne uygun aramada ele geçen kenevirlerden net 61.445 gr toz esrar elde edilebileceği uzmanlık raporu ile anlaşılmakla, ele geçen madde miktarı, sanığın kaçarken yakalanması hususları bir arada değerlendirildiğinde, eylemin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu, mahkemenin temel cezanın belirlenmesinde ve delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde kalan ayların taksitlerinin

tamamının bir defada alınacağının sanığa ihtarına karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranıldığı,
C. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu,
Değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2021/1289 Esas, 2021/1335 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
A. Hüküm fıkrasının, sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımlarına “…. kalan ayların taksitlerinin tamamının bir defada alınacağının” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” ibaresinin eklenmesi,
B. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerlerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararından ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerden sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.