Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/1755 E. 2023/2269 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1755
KARAR NO : 2023/2269
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : 1- Uyuşturucu madde ticareti yapma
2- Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit
edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2015 tarihli ve 2015/130 Esas, 2015/406 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna; resmi belgede sahtecilik suçundan ise verilen mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi, hükmün bozulması isteğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’un uyuşturucu madde sevkiyatı yapacağına ilişkin edinilen bilgiler üzerine belirtilen güzergahta beklenen aracın kontrol noktasını farketmesi üzerine araçtan dışarı davaya konu ve içerisinde esrar olduğu anlaşılan çuvalın atıldığı olayda; her ne kadar sanık atılan uyuşturucu madde ile bir ilgisinin bulunmadığını savunmuş ise de, tutanak içeriğinden söz konusu uyuşturucu maddenin sanığın kullandığı araçtan atıldığının açıkça tespit edildiği, kesintisiz takip sonrası sanığın araçtan inip kaçmaya çalışırken yakalandığı, duruşmada dinlenen tutanak tanığının da tutanak içeriğini doğruladığı, ele geçen uyuşturucunun miktarı ve ele geçiş şekli de dikkate alındığında, sanığın savunmasına itibar edilmeyerek mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR
1- Sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik suçundan” verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesi:
Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
2- Sanık hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan hükmün incelenmesi:
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2015 tarihli ve 2015/130 Esas, 2015/406 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.