YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1815
KARAR NO : 2023/9576
KARAR TARİHİ : 07.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/645 E., 2015/948 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
2. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 02.09.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3. İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 tarihli ve 2015/645 Esas, 2015/948 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; sanığa yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR (İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜNE GÖRE)
Sanık savunmasında, yolda polislerin kendisini durdurduklarında arabanın içinde koku duyup küllüğe baktıklarında söz konusu sigarayı yakaladıklarını, o gün esrar içtiğinin doğru olduğunu, bundan sonra kendisine herhangi bir karar ulaşmadığını, tedaviye gelmesi konusunda herhangi bir karar tebliğ edilmediğini, edildi ise de eline geçmediğini belirterek uyuşturucu kullandığını ikrar edip ancak tedavi denetimli serbestlik tedbirleri ile ilgili kendisine tebligat yapılmadığını veya bu tebligatın ulaşmadığını belirtmiş ise de, dosyanın incelenmesinde sanığın 25.01.2009 günü (35 …) plakalı araç ile durdurulduğunda araçtan koku gelmesi nedeni ile yapılan incelemede aracın küllüğünde içinde esrar maddesi bulunan yanık sigaranın ele geçtiği, alınan uyuşturucu analiz raporunda bu maddenin THC ihtiva eden esrar maddesi olduğunun tespit edildiği ve sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, bu kararın 13.03.2015 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesine göre Karabağlar Mah. 5769 Sok. No:12 adresine tebliğ edildiği, sanığın halen alınan ifadesinde de bu adresi ikamet adresi olarak bildirdiği ve yine İzmir Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü’nce 19.03.2015 tarihli çağrı kağıdının aynı adrese yine Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesine göre tebliğ edildiği,
yapılan tebliğlerde herhangi bir usulsüzlük görülmediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 03.03.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın yükümlülüklerine uymaması eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 tarihli ve 2015/645 Esas, 2015/948 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.11.2023 tarihinde karar verildi.