Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/1844 E. 2023/9574 K. 07.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1844
KARAR NO : 2023/9574
KARAR TARİHİ : 07.11.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/413 E., 2016/48 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sanık hakkında, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.

2. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere 11.06.2015 tarihinde uyuşturucu madde bulundurarak uymadığının bildirilmesi üzerine Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 16.06.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkrası delaletiyle 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

3. Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2016 tarihli ve 2015/413 Esas, 2016/48 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği, gereğini arz ettiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR (İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜNE GÖRE)

15.02.2015 günü Yasin adlı şahsın kullandığı arabanın şüphe üzerine durdurulduğu, ön yolcu koltuğunda sanığın oturduğu, suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda sanık …’in üzerinden çıkardığı iki adet kilitli şeffaf naylon içerisinde, 0,9 gram hint keneviri bitki parçaları olduğunun tespit edildiği, sanığın idrarı üzerinde yapılan inceleme sonucu uyuşturucu madde bulunduğunun belirlendiği, hakkında 25.02.2015 tarihinde kamu davası açılmasının 5 yıl süre ile ertelenmesine karar verildiği ve kararın 06.03.2015 tarihinde kendisine tebliğ edilerek itiraz edilmemek üzere 23.03.2015 tarihinde kesinleştiği, ancak 11.06.2015 tarihinde ihbar üzerine durdurulan araçta bulunan sanığa üzerinde suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda, üzerinden çıkardığı kareli defter kağıdına sarılmış daralı ağırlığı 5,12 gram gelen uyuşturucu maddeyi görevlilere rızası ile teslim ettiği, böylelikle sanığın erteleme süresi içerisinde yeniden kullanmak amacıyla uyuşturucu madde satın alıp bulundurmak suretiyle 25.02.2015 tarihli erteleme kararını ihlal ettiği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A) Sanık hakkında, yargılamaya konu 15.02.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle 25.02.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve 06.03.2015 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, kararın 22.03.2015 tarihinde kesinleştiği, 11.06.2015 tarihinde sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması nedeniyle erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açıldığı,

UYAP’tan yapılan incelemede; sanığın 04.03.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle 11.03.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın yükümlülüklerine uymaması nedeniyle 16.06.2015 tarihli iddianame ile hakkında kamu davası açıldığı, Kırıkkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2015/350 Esas, 2015/559 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği, kararın temyiz edilmeden 25.11.2015 tarihinde kesinleştiği, bu kapsamda sanık hakkında iki ayrı suçtan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği birlikte değerlendirildiğinde;

Sanık hakkında birden fazla kez kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesinin usulsüz olduğu, bu halde ilk kesinleşen kararın hukuki değere sahip olacağı, erteleme kararının kesinleşme tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak kabulü gerektiği, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmasının gerekeceği, erteleme kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun ise, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği, bu nedenle Kırıkkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2015/350 Esas, 2015/559 Karar sayılı dava dosyasının aslı ya da onayları sureti dosya arasına alınarak, eylemlerin tek suç ya da ihlal eylemi ya da zincirleme suç olup olmadığı tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

B) Kabule göre de;

1. Tekerrüre esas alınan Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 15.11.2012 tarihli ve 2012/456 Esas,
2012/482 Karar sayılı ilamı ile doğrudan hükmedilen 1.500 TL adli para cezasının miktar itibarıyle kesin nitelikte verilen doğrudan adli para cezası olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,

2. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce şahit numune olarak alınan uyuşturucu maddelerin müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile yapılan değişiklik nedeniyle 5231 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2016 tarihli ve 2015/413 Esas, 2016/48 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.11.2023 tarihinde karar verildi.