YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19009
KARAR NO : 2023/9505
KARAR TARİHİ : 06.11.2023
T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2021 tarihli ve 2021/176 Esas, 2021/330 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 04.10.2021 tarihli ve 2021/1960 Esas, 2021/76 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağına,
2. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun maddi ve manevi unsurunun oluşmadığına,
3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması gerektiğine,
4. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiğine,
5. Ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı açısından bakıldığında kullanım sınırını aşmadığına,
6. Usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Her ne kadar sanık … beyanlarında uyuşturucu madde ticareti yapmadığını belirtmiş ise de, sanığın
eve gelen kişilere uyuşturucu madde temin ettiğine yönündeki tanık Canseven’in beyanları, evinde yapılan arama sonucunda ele geçirilen ve 21.04.2021 tarihli uzmanlık raporu içeriğine göre ele geçirilen uyuşturucu maddenin piyasa değeri ve metamfetamin kullanım tozu nazara alındığında mevcut miktarın kullanım sınırının üzerinde olduğu ve sanığın bu uyuşturucu maddeyi satmak amacıyla bulundurduğu kanaatine varılmış, uyuşturucu maddenin bulunduğu yer itibariyle sadece ev sahiplerince her an bulunabilecek bir yerde gizlenmiş olması, ele geçen uyuşturucu maddenin niteliği ve ele geçirilme şekli dikkate alındığında kendini suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarına itibar edilemeyerek sanığın evinde ele geçirilen uyuşturucu maddeleri ticari amaçla bulundurduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki olumsuz davranışları, pişmanlığına dair tutumlarının gözlemlenmemesi ve dosyaya yansımaması birlikte değerlendirilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verilmiştir.
Sanığın uyuşturucu maddeleri …’den aldığını beyan ettiği, hakkında suç duyurusunda bulunulan Canseven hakkında incelemeye konu olay nedeni ile iddianame düzenlenip, yapılacak yargılama sonucunda mahkûm olması ve mahkûmiyet kararının kesinleşmesi halinde sanık yönünden 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasından öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının söz konusu olacağı ve bu ihtimalde yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilmesinin mümkün olduğu, kaldı ki sadece isim vermesinin atfı cürüm niteliğinde olduğu, uyuşturucuyu temin ettiği kişilere dair herhangi bir bilgi vermediği, soyut isim vermesinin etkin pişmanlık olarak yorumlanamayacağı anlaşılmakla sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın ele geçirilen uyuşturucu maddeleri satın aldığını beyan ettiği Canseven hakkında Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2022/118 Esas 2022/131 Karar sayılı karar dosyasından yürütülen kovuşturma neticesinde beraat kararı verildiği, kararın
istinaf edilmeden 18.03.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanma şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Söke Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğunun 2021/357 sırasında kayıtlı olunan üzerinde parmak izi incelemesi yapılan materyallerin 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesi yerine imhasına karar verilmesi,
2. Söke Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğunun 2021/558 sırasında kayıtlı emanetlerin dosyada delil olarak saklanması yerine sahiplerine iadesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 04.10.2021 tarihli ve 2021/1960 Esas, 2021/76 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
1. Hüküm fıkrasının (B) bölümünün 11 inci fıkrasının (b) bölümündeki imhasına ibaresinin çıkartılması ve yerine “5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine” ibaresinin eklenilmesi,
2. Hüküm fıkrasının (B) bölümünün 11 inci fıkrasının (d) bölümündeki sahiplerine iadesine ibaresinin çıkartılması ve yerine “dosyada delil olarak saklanılmasına” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine
gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2023 tarihinde karar verildi.