Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/19276 E. 2023/4749 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19276
KARAR NO : 2023/4749
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

T U T U K L U

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1769 E., 2021/2352 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
SUÇ TARİHLERİ : 21.10.2020, 13.11.2020, 14.11.2020 ve 16.11.2020
HÜKÜMLER : Esastan ret
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli ve 2021/36 Esas, 2021/81 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis, 33.320.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2021/1769 Esas, 2021/2352 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hak yoksunlukları ve adli para cezası yönünden hükümlerin düzeltilerek onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

Sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Sanığın mahkûmiyetine ilişkin kesin ve yeterli delil bulunmadığına,

2. Suç vasfının hatalı belirlendiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Dosya kapsamında bulunan tanık beyanları, fiziki takip tutanakları, tape kayıtları, olay yeri krokilerinden 21.10.2020 tarihinde tanık …’den, 13.11.2020 tarihinde tanık …’dan, 14.11.2020 tarihinde …’dan, 16.11.2020 tarihinde tanık…dan ele geçirilen uyuşturucu maddeleri sanıkların iştirak halinde sattığı kabul edilerek mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı davranıldığı değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, 14.11.2020 tarihinde …’dan, 16.11.2020 tarihinde tanık…dan ele geçirilen uyuşturucu maddeleri sanığın diğer sanık … ile birlikte sattığına dair takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

1. Sanığın 14.11.2020 tarihinde tanık …’dan, 16.11.2020 tarihinde tanık…dan ele
geçirilen uyuşturucu maddeleri sanığın diğer sanık … ile birlikte sattığı sabit ise de; 21.10.2020 tarihinde sanık …’den, 13.11.2020 tarihinde tanık …’dan ele geçirilen uyuşturucu maddelerin satışında diğer sanık …’in eylemlerine iştirak ettiğine dair kesin ve yeterli delil bulunmadığı, iki eylemi sabit olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım yapılırken artırım oranının alt hadden yapılması gerekirken, belirlenen temel ceza miktarının üçte biri oranında artırılmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

2. B-1 numaralı bozma sebebine göre sanığın 13.11.2020 tarihli eylemi sabit olmadığından hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca artırım yapılamayacağının gözetilmemesi,

3. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı davranması hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

A. Sanık … hakkındaki hüküm yönünden

Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki birden fazla nitelikli hal uygulandığı halde temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2021/1769 Esas, 2021/2352 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, adli para cezasına ilişkin kısmına; “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği hususunun sanığa ihtarına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

B. Sanık … hakkındaki hüküm yönünden

Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık … müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2021/1769 Esas, 2021/2352 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.05.2023 tarihinde karar verildi.