YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19327
KARAR NO : 2023/9654
KARAR TARİHİ : 09.11.2023
T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2020/240 Esas, 2021/138 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2021/462 Esas, 2021/819 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
7. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
8. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında eşgal bilgilerine uyan şekilde uyuşturucu esrar maddesi sattığı, sanığın uyuşturucu maddeleri Bağlar İlçesi Mevlana Halit Mahallesi 443. Sokak No: 11 sayılı apartmanın girişine göre solunda bulunan kullanılmayan kapalı vaziyetteki darabenin alt boşluk kısmına ve karşı bina olan No: 13 ün altındaki doğalgaz kutusunun yanına sakladığı yönünde muhbir bilgisi elde edildiği, bilgi içeriğini doğrulamak amacıyla kolluk ekiplerince gizlilik kurallarına uygun şekilde yapılan çalışmalarda muhbir bilgisinde belirtilen eşgale uygun 28-30 yaşlannda 1.70-1.75 m boylarında sakallı, saçlarının önü ve tepesi açık saçlı, siyah renkli pantolonlu, koyu gri renkli kapişonlu mont giyimli kimlik bilgilerini sonradan tespit edilen sanık …’ın 443. Sokak No:11 sayılı bina önünde bulunduğu ve sürekli çevreyi gözetleyerek beklediğinin görüldüğü, sanığın 443. Sokak No: 11 sayılı binanın girişine göre solda bulunan kapalı darabe altına eğilip birşeyler aldığının görüldüğü, sanığın aynı yerde beklemeye devam ettiği esnada kısa bir müddet sonra da kullanıcı konumundaki … isimli şahsın sanık …’ın yanına gelerek durduğu ve bir şeyler konuştuklarının görüldüğü, daha sonra şahısların birbirlerine karşılıklı olarak bir şeyler alıp verdiklerinin görüldüğü, şahıslar birbirinden ayrıldıktan sonra kullanıcı konumundaki … şahsın kaba üst aramasında daralı ağırlığı 0.36 gram toz esrar maddesini kendi rızasıyla görevlilere teslim ettiği, bu esnada şahsın kendiliğinden şifai olarak görevlilere “üzerimde bulunan maddeyi yaklaşık 4-5 dakika kadar önce ara sokak içerisinde görsem tanıyabileceğim sakallı, siyah renkli pantolonlu, koyu gri renkli kapişonlu montlu bir erkek şahıstan 20,00 TL karşılığında satın aldım” şeklinde beyanda bulunması üzerine şahsın tarif ettiği yere gidildiğinde sanık …’ın yanına intikal edildiği, sanığın yapılan üst aramasında montunun cebinde 2 fişek daralı ağırlığı 2 gram toz esrar maddesi ile yapılan üst aramasında uyuşturucu madde ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 105,00 TL paranın ele geçirildiği, ayrıca muhbir bilgisinde belirtilen 443. Sokak No: 13 sayılı binanın dış kısmında sokakta bulunan doğalgaz kutusunun yanı kontrol edildiğinde 3 fişek daralı ağırlığı 5 gram toz esrar maddesi, sanık …’ın sürekli olarak beklediği Mevlana Halit Mahallesi 443. Sokak No: 11 sayılı binanın girişine göre solda bulunan kapalı
darabe boşluğu kontrol edildiğinde 6 fişek daralı ağırlığı 3.60 gram toz esrar maddesi ele geçirildiği, bu itibarla ele geçirilen uyuşturucu maddelerin temini konusunda sanık ile kullanıcı konumundaki şahsın birbirleriyle irtibatları olduğu, kullanıcı şahıstan ele geçen uyuşturucu maddenin temin edilmesi, birbirleri ile olan konumu ile birbirleriyle buluşmak üzere konuştukları, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce elde edilen muhbir bilgisinin içeriği, bu bilgi üzerine yaptıkları çalışma, sanık ile alıcı konumundaki şahsın birbirlerine bir şeyler alıp vermesi üzerine kullanıcı konumundaki şahıstan ele geçirilen uyuşturucu madde, tanığın olayın sıcağı sıcağına yaptığı kolluk anlatımının olay tutanağı ile örtüşmesi, tanığın kesintisiz takip sonucu yakalanması, ele geçirilen esrar maddeleri ile sanığın üstünde ve muhbir bilgisine uyan şekilde bina girişine göre kapalı vaziyetteki darabanın alt kısmındaki boşluk ile karşı binanın altındaki doğalgaz kutusunun yanında yapılan aramalarda esrar maddesinin ele geçirilmesi, ve yine gerek kullanıcı konumundaki şahsın avukat huzurunda sanıktan uyuşturucu maddeleri aldığına dair istikrarlı beyanları ve teşhisi ile Mahkemece dinlenilen tutanak mümzilerinin sanık hakkında işlem yaptıklarını ve fiziki takibi gerçekleştirdiklerini beyan ettikleri dikkate alındığında yapılan ihbar ile kollukça yapılan çalışmaları doğruladığı, ayrıca tanığın yakalattığı uyuşturucu maddenin karşılığı olan 20,00 TL’yi ödeme biçimi ve kullanıcı konumundaki şahıs ile sanığın üzerinden çıkan uyuşturucu maddelerin boyut, paketleme şekli ve benzer şeffaf poşet parçasına sarılı vaziyette ele geçirilmesi nazara alındığında sanığın başkasına vermek ve satmak amacıyla uyuşturucu maddeyi ticari amaçla bulundurduğu anlaşıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümde; suça konu uyuşturucu maddelerin kriminal incelemesi yapıldığı sırada şahit numune alınmadığı ve iade edilen madde miktarı da bulunmadığı halde yazılı şekilde müsadere kararı verilmesi hukuka aykırı, sanık müdafiinin istinaf başvurusu bu itibarla yerinde ise de; olayın daha ziyade aydınlanmasının gerekmediği ve toplanacak bir delilin bulunmadığı anlaşılmakla, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılığın, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının müsadereye ilişkin 3 nolu paragrafının “Sanıktan ele geçen, kolluk deposunda muhafaza altında tutulan ve bilirkişi incelemesi sonucu iade edilen, tüketilen ve Kriminal Lab. Müd.nce şahit numune olarak tutulan uyuşturucu maddelerin TCK m.54/4 gereğince MÜSADERESİNE,” kısmının hükümden çıkartılması suretiyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık hakkında kurulan hükümde, adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğine karar verildikten sonra, “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; söz konusu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2021/462 Esas, 2021/819 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması ile ilgili bölümündeki “bu itibarla hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Savcılığınca tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezası ödenmezse, 6545 Sayılı Yasa ile değişik 5275 Sayılı CGTİK m.106/3 gereğince infaz aşamasında re’sen gözetilmek suretiyle uygulama yapılabileceği nazara alınarak TCK m.52/4 gereğince ihtarat yapılmasına YER OLMADIĞINA” bölümünün çıkarılması ve yerine; “ve ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.11.2023 tarihinde karar verildi.