Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/19910 E. 2023/2563 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19910
KARAR NO : 2023/2563
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.06.2014 tarihli ve 2010/9 Esas, 2014/226 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis ve 750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.06.2014 tarihli ve 2010/9 Esas, 2014/226 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09.11.2020 tarihli ve 2017/6352 Esas, 2020/6955 Karar sayılı kararı ile;
” Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ancak;
1- Dosya kapsamına göre; göndericisi … …, alıcısı … şahıs, … firması olup Kanada ülkesine gönderilmek üzere DHL kargo şirketine teslim edilen koli içerisinde 2.850 gram afyon sakızı ele geçirildiği anlaşılmakla; hakkında beraat hükmü verilen diğer sanık … …’ın soyut beyanı dışında aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada, İranlı … …i isimli şahsı kolinin nakliyesi için …’e yönlendirdiğini beyan ederek tevilli ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında TCK’nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.06.2021 tarihli ve 2020/364 Esas, 2021/254 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin

üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 2 yıl 11 ay hapis ve 360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın çelişkili savunmaları, olayların kesinleşen Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/119 Esas, 2010/124 Karar nolu ilamında belirtilen olaylarla benzerlik göstermesi temyiz dışı sanık …’in beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Göndericisi … …, alıcısı … şahıs, … firması olup Kanada ülkesine gönderilmek üzere DHL kargo şirketine teslim edilen koli içerisinde 2.850 gram afyon sakızı ele geçirildiği, bu suretle sanığın İranlı …’in eylemlerine iştirak edip, kendi ticari itibarını kullanarak içinde uyuşturucu bulunan kolinin nakli ve teslimini sağlayarak uyuşturucu madde nakli suçunu işlediği, ancak hakkında beraat hükmü verilen temyiz dışı sanık …’in soyut beyanı dışında aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada, İranlı … …i isimli şahsı kolinin nakliyesi için …’e yönlendirdiğini beyan ederek tevilli ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım ettiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve
bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.06.2021 tarihli ve 2020/364 Esas, 2021/254 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.