Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/248 E. 2023/8140 K. 27.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/248
KARAR NO : 2023/8140
KARAR TARİHİ : 27.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/167 E., 2016/216 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme

Sanık hakkında bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.05.2012 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Burhaniye Sulh Ceza Mahkemesinin 06.02.2013 tarihli ve 2012/637 Esas, 2013/86 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın, 22.02.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
3. Burhaniye Sulh Ceza Mahkemesinin 17.02.2014 tarihli ve 2013/314 Esas, 2014/117 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesi, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hükmedilen 3.000,00 TL adli para cezasının, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası ve sekizinci fıkraları uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve sanığın üç yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir. Karar, 18.03.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
4. Sanığın denetim süresinde 30.06.2015 tarihinde işlediği “yaralama” suçunu Burhaniye 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 19.11.2015 tarihli ve 2015/626 Esas, 2015/984 Karar sayılı mahkûmiyet kararının kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Burhaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 13.04.2016 tarihli ve 2016/167 Esas, 2016/216 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesi, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hükmedilen 3.000 TL adli para cezasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. UYAP sistemi üzerinden alınan nüfus kayıt örneğine göre 10.07.1998 doğumlu olan ve suç tarihinde 12-15 yaş aralığında bulunan sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve ikinci fıkrası ile 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, 4 yıl olağan zamanaşımı süresinin ve 6 yıl olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suç tarihinden itibaren temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği 22.02.2013 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle Mahkemenin tensip tarihi olan 16.04.2013 tarih arasında duran 1 ay 25 günlük süre ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği, 18.03.2014 tarihi ile deneme süresi içerisinde 30.06.2015 tarihi arasında duran 1 yıl 3 ay 12 günlük duran süre eklendiğinde de, 6 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Burhaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2016 tarihli ve 2016/167 Esas, 2016/216 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.09.2023 tarihinde karar verildi.