Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/2628 E. 2023/9379 K. 02.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2628
KARAR NO : 2023/9379
KARAR TARİHİ : 02.11.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/507 E., 2015/475 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği
temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Sorgun Cumhuriyet Başsavcılığınca 30.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
2. Sorgun Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

3. Sorgun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2015 tarihli ve 2015/507 Esas, 2015/475 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; “Sorgun Asliye Ceza Mahkemesi’nin 03.11.2015 tarih ve 2015/507 Esas, 2015/475 Karar sayılı gerekçeli kararı görüldü işlemi yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderildiği, söz konusu gerekçeli kararda usul ve esasa aykırı herhangi bir husus bulunmadığından 25.11.2015 tarihinde görüldü işleminin yapıldığı, ancak sanık tarafından kararın usul ve esasa aykırı olduğundan bahisle 27.11.2015 tarihinde temyiz edildiği, Ancak gerekçeli kararın temyiz süresi bittikten sonra Sorgun Asliye Ceza Mahkemesi hakimleri tarafından UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada sanık … hakkında 09.10.2014 tarihindeki eylemi nedeni ile mükerrrer dosyanın bulunduğunun fark edildiği, sanık hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızda kayıtlı olan soruşturma dosyaları incelendiğinde; Sorgun Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan Uyuşturucu Madde Ticareti suçu kapsamında 09.10.2014 tarihinde sanık …’nun üzerinde uyuşturucu madde ile yakalandığı ve sanık hakkında Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Kabul Etmek Veya Bulundurmak suçundan soruşturma başlatıldığı, aynı olay ile ilgili olarak mükerrer kayıt yapılarak 2015/1759 ile 2014/2126 numaralı dosyalar üzerinden soruşturma yürütüldüğü, 2015/1759
numaralı soruşturma neticesinde sanık hakkında 30.04.2015 tarihinde Davanın Açılmasının Ertelenmesi Kararı verildiği, 2014/2126 numaralı soruşturma neticesinde ise sanık hakkında 16.12.2014 tarihinde Davanın Açılmasının Ertelenmesi Kararı verildiği, söz konusu kararların infaz edilmesi için Boğazlıyan Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne bildirimde bulunulduğu, 2015/1759 numaralı soruşturma dosyasında Boğazlıyan Cumhuriyet Başsavcılığının 21.07.2015 tarihli yazısı ile sanığın uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiğinin ve tedbir kararına uymayarak ihlal ettiğinin bildirildiği, sanık hakkında Davanın Açılmasının Ertelenmesi Kararını ihlal etmesi nedeni ile 07.09.2015 tarihinde iddianame düzenlendiği ve Sorgun Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/507 Esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığı ve neticede sanık hakkında TCK m.191 maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası verildiği, aynı şekilde 2014/2126 numaralı soruşturma dosyasında Boğazlıyan Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2015 tarihli yazısı ile sanığın uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiğinin ve tedbir kararına uymayarak ihlal ettiğinin bildirildiği, sanık hakkında Davanın Açılmasının Ertelenmesi Kararını ihlal etmesi nedeni ile 12.02.2015 tarihinde iddianame düzenlendiği ve Sorgun Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/102 Esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığı ve neticede sanık hakkında TCK m.191 maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası verildiği, sonuç olarak sanık hakkında 09.10.2014 tarihindeki eylemi nedeni ile mükerrer soruşturma ve kovuşturma yapılarak mükerrer ceza verildiği, ancak bu durumun Sorgun Asliye Ceza Mahkemesi hakimleri tarafından UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulama sonucunda sonradan farkedildiği, bu nedenle her ne kadar o yer Cumhuriyet Savcısı olarak temyiz süremiz geçmiş olsa da söz konusu durumun sanığın lehine olduğu ve zaten sanık tarafından süresinde yapılmış ve lehine olan temyiz talebi bulunduğundan sanık hakkında mükerrer ceza içeren Sorgun Asliye Ceza Mahkemesi’nin 03.11.2015 tarih ve 2015/507 Esas, 2015/475 Karar sayılı gerekçeli kararını temyiz etme zarureti hasıl olmuştur. Aynı zamanda sanık hakkında aynı eylem ile ilgili olarak Sorgun Asliye Ceza Mahkemesi’nin 30.10.2015 tarih ve 2015/102 Esas, 2015/464 Karar sayılı gerekçeli kararının da sanık tarafından temyiz edildiği ve gerekçeli kararın temyiz incelenmesinin yapılmak üzere Yargıtay’a gönderilmiş olduğu tespit edilmiştir.” şeklindedir.
Sanığın temyiz isteği, eksik ve hatalı inceleme ile kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, kolluk görevlileri tarafından durumundan şüphelenmeleri üzerine …’nun yapılan üst aramasında uyuşturucu madde tespit edildiği, sanığın üzerinde bulunan esrar maddesini kullanmak için satın aldığını beyan ederek polis memurlarına teslim ettiği, Sorgun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, infaz çalışmaları kapsamında sanığın hastaneye sevkinin sağlandığı, sanığa ait düzenlenen raporda sanığın
halen uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği, bütün bu sebeplerle sanığın tedbir kararına uymayarak ihlal ettiği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin incelenmesinde; 03.11.2015 tarihli hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin son fıkrasında belirtilen bir aylık yasal temyiz süresinden sonra 15.12.2015 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz talebinin reddine karar verilerek sanığın temyiz talebine hasren yapılan incelemede,
1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “09.10.2014” tarihi yerine, hatalı olarak suç tarihi olan “18.12.2014” olarak yazılması,
2. Sorgun Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan uyuşturucu madde ticareti suçu kapsamında 09.10.2014 tarihinde sanık …’nun üzerinde uyuşturucu madde ile yakalandığı ve sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan soruşturma başlatıldığı, aynı olay ile ilgili olarak mükerrer kayıt yapılarak 2015/1759 ile 2014/2126 numaralı dosyalar üzerinden soruşturma yürütüldüğü, temyize konu Sorgun Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/1759 numaralı soruşturma neticesinde sanık hakkında davanın açılmasının ertelenmesi kararını ihlal etmesi nedeni ile 07.09.2015 tarihinde iddianame düzenlendiği ve Sorgun Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/507 Esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığı ve neticede sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası verildiği, aynı şekilde 2014/2126 numaralı soruşturma dosyasında sanık hakkında davanın açılmasının ertelenmesi kararını ihlal etmesi nedeni ile 12.02.2015 tarihinde iddianame düzenlendiği ve Sorgun Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/102 Esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığı ve neticede sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası verildiği anlaşıldığından bu dava derdest ise aralarındaki bağlantı nedeniyle her iki davanın birleştirilmesi, hüküm kesinleşmiş ise dava dosyasının aslı ya da temyiz denetimine olanak verecek şekilde onaylı örnekleri getirtilerek bu dosya içine konması; tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç veya iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışıldıktan sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
3. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturma kapsamında verilen 30.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa usulüne uygun tebliğ
edildiğine dair belgenin dosya içerisinde ve UYAP sisteminde denetime açık bir şekilde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
4. Suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı uyarınca tabi tutulduğu tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;
a. Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise; 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıca madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” ve tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararı veren ilgili mahkemeye ya da kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veren ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi,
b. Sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararının denetim süresi içinde işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm
verilmiş ise; bu suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanık hakkında 6545 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde gösterilen dava açma şartlarının gerçekleştiğinin sabit görülmesi halinde yargılamaya devam olunarak, suç tarihi itibariyle 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde bir karar verilmesi, gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
5. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sorgun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2015 tarihli ve 2015/507 Esas, 2015/475 Karar sayılı kararına yönelik sanığın isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.11.2023 tarihinde karar verildi.