YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2934
KARAR NO : 2023/1162
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.08.2019 tarihli ve 2018/823 Esas, 2019/496 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddenin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 20 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.11.2020 tarihli ve 2019/2683 Esas, 2020/2799 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan, re’sende istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddenin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 13 yıl 4 ay hapis ve 26. 660, 00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Delillerin mahkûmiyet için yeterli olmadığına,
2. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine,
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
B. Sanığın temyiz sebepleri özetle;
Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Hakkında uyuşturucu madde sattığına ilişkin istihbari bilgi edinilen sanığın kullanımında bulunan GSM hatlarına ilişkin olarak Aydın 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 09.07.2018 tarihli kararı ile iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması kararı verildiği, bu karar kapsamında 18.07.2018 tarihli eylemde, sanığın hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma başlatılan ve dosyada tanık olarak dinlenen tanık … ile buluşma yerinin ayarlanması hususunda görüşmeler yaptığı, olay tarihinde sanık ve tanığın buluştuğu ve sanığın yanından ayrılan tanık…’ta bir fişek 0,15 gram metamfetamin içeren suça konu maddenin ele geçirildiği, yine 19.07.2018 tarihli eylemde sanık ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma başlatılan dosyada tanık olarak dinlenen … ile uyuşturucu alışverişine ilişkin görüşmelerinin olduğunun tespiti üzerine, sanık ile tanığın buluştuğu noktaya gidildiği, sanığın yanından ayrılan tanık …’nin kendi rızası ile polislere teslim ettiği bir fişek 0,14 gram metamfetamin içeren uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, alışverişin … Camiine 140 metre mesafede yapıldığının tespit edildiği, 28.07.2018 tarihli eylemde ise yine hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan ve dosyada tanık olarak dinlenen … ile sanık arasında şüpheli görüşmelerinin olduğunun tespiti üzerine, sanık ve tanığın olay tarihinde buluştukları, sanığın yanından ayrıldıktan sonra kesintisiz fiziki takip sonucu tanık …’in durdurulduğu ve üzerinde bulunan 0,07 gram gelen metamfetamin içeren uyuşturucu maddeyi polislere teslim ettiği, alışverişin gerçekleştiği yerin ise … Camiine 127 metre mesafede olduğunun tespit edildiği, 13.09.2018 tarihli olayda ise tanık … ile sanık arasında eylem öncesi şüpheli görüşmelerin olduğunun tespit edildiği, olay tarihinde sokak üzerinde durdurulan tanığın 0,20 gram metamfetamin içeren uyuşturucu maddeyi polislere teslim ettiği somut olaylarda; sanık ve tanıklar arasındaki suç içeren iletişimin tespitine dair tutanaklar, tanıkların beyanları ve sanık savunmaları bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, sanık hakkında mahkûmiyete esas kabul edilen 19.07.2018 ve 28.07.2018 tarihli eylemlere ilişkin olarak alışverişlerin araç içinde gerçekleştiğinden bahisle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanamayacağı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına, delillerin mahkûmiyet için yeterli olduğuna, tanık beyanları arasındaki çelişkilerin giderildiğine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
A. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği ihtar” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranıldığı,
B. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu,
Değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.11.2020 tarihli ve 2019/2683 Esas, 2020/2799 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün,
A. Hüküm fıkrasında, sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bölümde yer alan “…tamamının tahsiline” ibaresinden sonra gelmek üzere “.. ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına ” ibaresinin eklenmesi,
B. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Sanık hakkında, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler gözetilerek, oluşan duruma göre, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü
maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
Suretiyle, istinaf mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.