YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3489
KARAR NO : 2023/11554
KARAR TARİHİ : 21.12.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. 1. Sanık hakkında 04.04.2015 tarihli eyleme ilişkin, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6545 sayılı Kanun) 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 14.04.2015 tarihli ve 2015/21631 soruşturma numaralı Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak,
2. Sanık hakkında 01.06.2015 tarihli eyleme ilişkin, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 23.06.2015 tarihli ve 2015/38514 soruşturma numaralı Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak,
Her iki eyleme ilişkin soruşturma dosyaları birleştirildikten sonra Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 24.04.2015 tarihli ve 2015/14910 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü, 54 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2016 tarihli ve 2015/1546 Esas, 2016/139 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, kararın temyizen incelenmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR (İlk derece mahkemesinin kabulüne göre)
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurduğu gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Dairemizin, 13.09.2023 tarihli ve 2021/303 Esas, 2023/7673 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez” hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği şeklindeki amir hükme aykırı olarak, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edildiğinden ve somut olayda 04.04.2015 tarihli eyleme ilişkin 14.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz süre ve merciinin gösterildiği ve bu erteleme kararının sanığa, usulüne uygun olarak 08.05.2015 tarihinde tebliğ edildiği ve 23.05.2015 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı olduğu anlaşılan 04.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı esas alınarak ve 01.06.2015 tarihli eylemin de 04.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenmesi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
A. 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihi-2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması ve hükümden sonra 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesiyle yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu,
B. Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında “04.04.2015” yerine hatalı olarak ”01.06.2015” yazıldığı,
Değerlendirilmiş; ancak her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2016 tarihli ve 2015/1546 Esas, 2016/139 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322’nci maddesi gereği hükmün;
A. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümünün çıkarılması ve yerine; “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 ncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına”, ibaresinin eklenmesi,
B. Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında “04.04.2015” olarak yazılması,
Suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.12.2023 tarihinde karar verildi.