YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3760
KARAR NO : 2023/2125
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2020 tarihli ve 2020/127 Esas, 2020/347 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2020/2739 Esas, 2020/2759 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; Bölge Adliye Mahkemesince 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin kaldırılmasına karar verilebilmesi için 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra eylemin kabulüne göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Yeterli delil bulunmadığına,
3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, 06.11.2019 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan ve tanık olarak dinlenen …’a, 30.11.2019 tarihinde temyiz dışı sanık …’a ve yanında bulunan hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan ve tanık olarak dinlenen …’e; 06.01.2020 tarihinde ….. İlkokuluna 5 metre yürüme mesafesinde bulunan….. plakalı araç içerisinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan ve tanık olarak dinlenen …’e uyuşturucu madde sattığının; fiziki takip ve olay tutanakları, tanıkların soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanları, temyiz dışı sanığın aşamalardaki beyanları, kriminal raporlar ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince; sanık hakkındaki hükümdeki suç tarihlerinin yanlış yazılması hususu eleştirilip, sanığın uyuşturucu madde ticaretini yapma eylemini umuma açık olmayan araç içerisinde gerçekleştirdiği anlaşıldığından koşulları oluşmaksızın 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uygulanmak suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
30.11.2019 tarihli olayda temyiz dışı sanık …’ta sentetik kannabinoid maddesi ele geçirildiği halde 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca artırım yapılmadan hüküm kurulmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, delillerin hukuka uygun ve tam olarak toplandığına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2020/2739 Esas, 2020/2759 karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye …’nın karşı oyu ve oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2021 tarihli 2020/327 esas ve 2021/145 sayılı kararı gereğince özel araçların “umumi veya umuma açık yer” kapsamında olmadığı, bu sebeple dosyamızda TCK’nın 188/4-b maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı şeklindeki çoğunluk görüşüne; yasa koyucunun
fıkrada belirtilen kurumların özelliğini ve burada verilen hizmetin niteliğini gözeterek söz konusu düzenlemeyi yapmış olması, sözü edilen kurumlara 200 metreden daha yakın mesafede aracın uyuşturucu satışı için tezgah gibi kullanılması halinde satıcının araca uyuşturucu almak için binip inecek şahısları denetleyerek ve aralarında ayrım da yapmayacak olması, aracın satış sırasında özel amaçla kullanılmıyor olması hususları nazara alındığında umumiyet hususunun da gerçekleştiği, kaldı ki; araç içerisinde satış halinde umumiyet olmadığı kabul edildiğinde de TCK’nın 188/4-b maddesinde yasa koyucunun sadece “yer” kavramına yer vermesi, “araç” kavramının ayrıca sayılmaması ve aracın ” yer” kavramı içerisinde değerlendirilemeyecek olması nedeniyle araç için “umuma açıklık” kavramının aranmasının da gerekmediği, bu nedenle TCK’nın 188/4-b maddesi ile artırım yapılmasının yasa koyucunun amacına uygun olduğu gerekçesiyle çoğunluk görüşe katılmıyorum. 13.03.2023