Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/3993 E. 2021/12355 K. 24.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3993
KARAR NO : 2021/12355
KARAR TARİHİ : 24.11.2021

Adalet Bakanlığının, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hükümlü … hakkındaki İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/07/2020 tarihli ve 2020/625 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 05/02/2021 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık … hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 04/05/2017 tarihli ve 2017/14252 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda; İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/03/2018 tarihli ve 2017/172 esas, 2018/104 sayılı kararı ile, sanığın TCK’nın 188/3,188/4-a, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 01/11/2018 tarihli ve 2018/1725 esas,2018/2521 sayılı kararı ile, duruşmalı yapılan istinaf incelemesi sonunda, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine,
Dairemizin 10/02/2020 tarihli ve 2019/1167 esas, 2020/801 sayılı kararı ile, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilerek kararın 10/02/2020 tarihinde kesinleştiği,
2- Sanığın 08/04/2020 tarihli ceza ve infaz kurumu aracılığıyla gönderdiği dilekçesi ile, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğu,
3- İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/05/2020 tarihli ve 2017/172 esas, 2018/104 sayılı ek kararı ile, CMK’nın 311 ve devamı maddelerinde öngörülen yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verildiği, sanığın ek karara itiraz ettiği,
4- İtirazı inceleyen mercii İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24/07/2020 tarihli ve 20120/625 değişik iş sayılı kararı ile; ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine, kesin olarak karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
B-)Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 188/3, 188/4-a, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/03/2018 tarihli ve 2017/172 esas, 2018/104 sayılı kararının Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 10/02/2020 tarihli ve 2019/1167 esas, 2020/801 sayılı kararı ile onanması sonucu kesinleşmesini müteakip, sanık tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemenin 14/05/2020 tarihli ve 2017/172 esas, 2018/104 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/07/2020 tarihli ve 2020/625 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 23/3. maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev
alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 318/1. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” biçimindeki düzenleme karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle, somut olayda mahkûmiyet hükmünü veren heyetin Başkanı Hakim …’ın yargılamanın yenilenmesi talebini değerlendiremeyeceği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
denilerek İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/07/2020 tarihli ve 2020/625 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca kararının bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 318.maddesinin 1. fıkrasında “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” ve aynı Kanun’un 23.maddesinin 3.fıkrasında “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” hükümleri öngörülmüş; böylece aynı olay hakkında daha önce görüşünü belirtmiş olan hakimin,daha sonra yargılamanın yenilenmesi sürecinde görev yapması önlenerek hakimin tarafsızlığı sağlanmıştır.
Kanun koyucunun amacı ile adil yargılanma ilkesi gereğince bu hükmün geniş yorumlanması ve yargılama yapan mahkemede yer alan hakimin, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ve ret kararına itirazı inceleyen mercii kararına da katılamayacağının kabul edilmesi gerekir.
Mevcut düzenlemeler karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin, yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği, somut olayda; mahkûmiyet hükmünü veren heyetin Başkanı Hakim … (…)’ın yargılamanın yenilenmesi talebini değerlendiremeyeceği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D-)Karar:
Açıklanan nedenlerle; İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/07/2020 tarihli ve 2020/625 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
24/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.