YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4544
KARAR NO : 2023/307
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmünün eleştirilip, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2020 tarihli ve 2019/624 Esas, 2020/411 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 8 yıl 9 ay hapis ve 17.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 12.01.2021 tarihli ve 2020/3968 Esas, 2021/25 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca eleştirilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
2. Olay tutanağının içeriğinin gerçeği yansıtmadığına,
3. Koşulları oluştuğu halde sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına,
4. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesini gerektirir bir durumun bulunmadığına,
5. Tutanak tanıklarının ifadeleriyle olay tutanağının çeliştiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kolluk görevlilerince yapılan istihbari çalışmalar neticesinde….. plakalı aracı kullanan …… isimli kişinin uyuşturucu madde ticareti yaptığı ve aracında uyuşturucu madde bulunduğu bilgisine ulaşıldığı, bu kapsamda yapılan çalışmalar sonucunda anılan aracın görüldüğü, kısa bir süre sonra aracın sanık tarafından park edildiği ve araçtan inen sanığın başka bir araca bineceği sırada yakalandığı, sanığın üzerinde ….. adına düzenlenmiş sahte kimlik ile bahse konu aracın anahtarının
bulunduğu, usulüne uygun arama kararına istinaden araçta yapılan aramada kullanım sınırının üzerinde uyuşturucu madde ele geçtiği, tutanak tanığının sanığın araçtan indiğini gördüğünü beyan ettiği ve aracın sahte kimlik kullanılarak kiralandığı dikkate alındığında, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik soyut nitelikteki savunmalarına itibar edilmediği ve uyuşturucu madde ticareti yaptığı gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği, ele geçen madde miktarı gözetilerek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, suça konu uyuşturucunun miktarı ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesindeki ölçütler ve aynı Kanun’un 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesine göre, temel cezanın alt sınırdan yeterince uzaklaşılmadan belirlenmesi hususunu eleştirip istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kullanım sınırı üzerindeki uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği aracın anahtarının sanığın üzerinde bulunduğu, tutanak tanığının sanığın araçtan indiğini gördüğünü beyan ettiği, sanığın sahte kimlik kullandığı ve aracın da sahte kimlik kullanılarak kiralandığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 12.01.2021 tarihli ve 2020/3968 Esas, 2021/25 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin reddine,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.01.2023 tarihinde karar verildi.