YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4819
KARAR NO : 2023/398
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2020 tarihli ve 2019/189 Esas, 2020/278 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 63 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2020/3625 Esas, 2020/983 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usule ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Ferhat adlı şahsın kullanımındaki telefona ait HTS kayıtları getirtilmeden hüküm kurulması nedeniyle eksik inceleme yapıldığına,
3. Adil yargılama ilkesinin ihlal edildiğine,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
5. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
6. Eylemin kullanmak amacıyla uyuşturucu bulundurma suçunu oluşturacağına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihinde kolluk görevlilerine … adlı şahsın eşgal bilgileri ve uyuşturucu ticaretinde kullandığı telefon numarası verilerek uyuşturucu ticareti yaptığına yönelik ihbar gelmesi üzerine …’ın yakalandığı ve üzerinden ihbarda geçen telefon ile kemerinin altında üç adet alüminyum folyoya sarılı daralı ağırlığı toplamda 2,83 gram gelen eroin maddesinin bulunması üzerine …’ın bu maddeleri temin ettiği kişiyi arayarak yeniden madde satın alabileceğini beyan etmesi üzerine söz konusu kişi aranarak kolluk güçleri nezaretinde buluşma ayarlanmış, buluşma yerine gelen sanık polisi farkedip kaçarken cebinden toplamda 290,00 TL para ile iki adet kilitli şeffaf poşet içinde daralı ağırlığı 0,62 gram ile 0,42 gram gelen ve alınan uzmanlık raporu ile eroin ve 6-MAM ihtiva ettiği tespit edilen maddeleri attığı, kaçarken yere düşmesi üzerine yakalanan sanıktan tanık …’ın buluşma için aradığı hattı içeren telefonun ele geçirildiği, söz konusu telefonun defalarca çalması neticesinde kolluk tarafından cevap verilen aramada tanık Nihat’ın uyuşturucu madde almak için sanığı aradığının anlaşılması üzerine onunla da buluşma sağlandığı olayda, kolluk tutanakları, tanıkların uyuşturucuyu sanıktan temin ettiklerine ilişkin beyanları, sanığın kısmi ikrarı ve BTK kayıtları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu okula 200 metreden yakın mesafede işlediğinin sabit olduğu, sanık savunmasında da geçen …. isimli şahsa ilişkin mahkemece suç duyurusunda bulunulmuş ise de bu soruşturmanın hali hazırda sürüyor olması, ne zaman tamamlanacağının bilinmemesi ve dosyanın geldiği aşama değerlendirilerek sonucunun beklenmesine yer olmadığına karar verilerek sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümde adli para cezasının ödenmemesi halinde “hapis cezasına çevrileceği ya da kamuya yararlı bir işte çalışma şeklinde yaptırıma çevrileceğinin ihtarına” karar verilmesi nedeniyle “kamuya yararlı işte çalıştırılması” kısmının hükümden çıkarılmak suretiyle hukuka aykırılık düzelterek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece mahkemesince gerekçeli karar başlığında sanığın “22.02.2019” olan tutuklama tarihinin tahliye tarihi olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi olanaklı maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Olay ve Olgular başlığında yer alan kolluk tutanakları, olayın gerçekleşme biçimi, uzmanlık raporları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, delillerin suçun sübutu için yeterli olduğu ve delil değerlendirmesinin doğru yapıldığı, sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçunu oluşturduğu, adil yargılama hakkının gözetildiği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2020/3625 Esas, 2020/983 karar sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2023 tarihinde karar verildi.