YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4827
KARAR NO : 2023/396
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2020 tarihli ve 2020/63 Esas, 2020/384 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2020/3832 Esas, 2020/1165 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Adil yargılama hakkının ihlal edildiğine,
2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
4. Parmak izi incelemesi ve tanık dinletme taleplerinin reddi ile tutanak mümzilerinin dinlenmemesi nedenleriyle eksik araştırma yapıldığına,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay günü E. A. isimli tanığın Esenler’deki evinde ve üzerinde arama yapmak amacıyla giden kolluk görevlilerine tanık E.’in üzerindeki daralı ağırlığı 0,33 gram gelen eroin maddesini verdiği ve bunu “abla” lakaplı telefonunu bildiği sanıktan 200 TL ye Menderes Mahallesindeki metronun önünden aldığını bildirdiği, aynı numaradan sanıkla görüşmek suretiyle uyuşturucu alacakmış gibi tekrar buluşma planlanarak sanığın dükkan tabir ettiği yere tertibat alınarak gidildiği, tanık E.’in sanığın dükkanda olduğunu ve 15 dakika sonra istediği uyuşturucuyu kendisine getireceğini kolluk kuvvetlerine söylemesi üzerine sanığın dükkandan çıkıp, 351 inci Sokaktaki bir binaya girdiği ve yaklaşık 20 dakika sonra tanık E.’le buluştuğu dükkana gelirken kolluk kuvvetlerince yakalandığı esnada elindeki maddeleri yere attığı, yapılan kontrollerde bu maddelerin 2 adet folyo ve poşete sarılı satışa hazır halde daralı ağırlıkları 5.00 ve 5,70 gram uzmanlık raporuyla eroin ve 6-MAM maddesi olduğu, sanığın üzerinden ayrıca 420 TL para ve suçta kullandığı anlaşılan 3 adet cep telefonu ele geçirildiği, sanıktan ele geçen uyuşturucu maddeler ile tanıktan geçen maddelerin aynı olduğu, tanığın soruşturma aşamasındaki teşhisleri, sanığa iftira atmasını gerektirecek dosyaya yansıyan bir delil olmayışı, ev hanımı olduğunu iddia eden sanıktan üç ayrı ve yakalanmamak amacıyla yabancı bir şahıs adına kayıtlı telefon çıkmasının suç odaklı değerlendirildiği, iddia, sanık savunmaları, tanık beyanları, dosyada mevcut tutanaklar, uzmanlık raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümdeki 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanırken ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarının yapılmaması nedeniyle oluşan hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin birinci, altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas teşkil eden mahkeme kararının hangisi olduğunun kararda gösterilmemesi, infazda gözetilmesi mümkün görülerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Olay ve Olgular başlığında yer alan kolluk tutanakları, olayın gerçekleşme biçimi, uzmanlık raporları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, delil değerlendirmesinin doğru yapıldığı, adil yargılama hakkının ihlal edilmediği, suçun sübutuna yönelik yeterli delil bulunduğu, sanığın eyleminin uyuşturucu madde
ticareti yapma veya sağlama suçunu oluşturduğu anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2020/3832 Esas, 2020/1165 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2023 tarihinde karar verildi.