Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/4873 E. 2023/548 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4873
KARAR NO : 2023/548
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ithal etme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2018/276 Esas, 2020/317 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı
Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 17 yıl 6 ay hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2020/3831 Esas, 2021/196 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan, re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Sanığın araçta ele geçen uyuşturucu maddelerden haberi olmadığından, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi uyarınca “hata” hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Etkin pişmanlık hükmünün uygulanma koşullarının bulunduğuna,
4. Temel cezanın tayini sırasında aşağı hadden uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, olay tarihinde kullandığı araçla gümrük sahasından Türkiye’ye giriş yapmasının ardından, araçta yapılan aramada, ön ve arka koltukların altında ve sol arka çamurluk üst kısmında yer alan doğal boşluklarda 37 paket halinde 6.750 gram toz esrarın ele geçirildiği; uyuşturucu maddenin miktarı, araçta zulalanmış şekilde bulunması, sanığın aşamalardaki tevilli ve birbiri ile çelişen beyanları dikkate alındığında, “ele geçen uyuşturucu maddelerden haberdar olmadığına,” ilişkin savunması hayatın olağan akışına uygun düşmediğinden, “uyuşturucu madde ithal etme” eyleminin sabit olduğu, uyuşturucu maddenin miktarı ve 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesindeki sebepler dikkate alınarak, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşıldığı, sanığın beyanı üzerine kimliği tespit edilen diğer sanık Mevludi hakkında, henüz savunması alınamadığından işin tutuklu olması nedeniyle ayırma kararı
verildiği; adı geçen sanığın yargılaması sonucunda kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü verilmesi halinde, sanık … hakkında yargılanmanın yenilenmesi yoluyla etkin pişmanlık hükmünün uygulanabileceği, bu haliyle koşulları bulunmadığından etkin pişmanlık hükmünün uygulanmadığı gerekçesiyle, sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki nitelendirme ve uygulama konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişikliğinin infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın aşamalarda, “Araçta uyuşturucu madde olduğundan haberdar olmadığına, eski altın götüreceğinin kendisine söylendiğine,” ilişkin tevilli savunmalarına, uyuşturucu maddenin miktarına ve ele geçirilme şekli ve yerine göre itibar edilemeyeceğinden, 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi uyarınca “hata” hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2020/3831 Esas, 2021/196 karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.