YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5068
KARAR NO : 2023/5663
KARAR TARİHİ : 19.06.2023
T U T U K L U
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1364 E., 2020/357 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2019 tarihli ve 2019/395 Esas, 2019/580 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2020/1364 Esas, 2020/357 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında yapılan ihbarlarda belirtilen adreste uyuşturucu madde sattığının bildirilmesi üzerine yürütülen soruşturmada; 08.02.2019 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen … …ın fiziki takip sonucunda … Apart’a girdiği, bu sırada haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ……ve…’ın da yaya olarak geldiklerinin gözlemlendiği, … Apartta sanığın adı geçen şahıslara uyuşturucu madde sattığı, bu şahısların cadde üzerinde yürürken kolluk görevlilerinin müdahale ettiği… ve…’dan suç konusu eroinin ele geçirildiği, bu şekilde sanığın … Kartal… ve…’a uyuşturucu madde sattığının sabit olduğu; 25.03.2019 tarihinde ise telefon görüşmelerinden hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen …ile buluşacağı anlaşılan sanığın yapılan fiziki takibi sonucunda, sanığın kullandığı araca binip kısa bir süre sonra inen…’dan suç konusu eroinin ele geçirildiği, bu şekilde sanığın…’a eroin sattığının anlaşıldığı, sanığın evinde yapılan aramada da 2 adet pfizer ibareli hapın ele geçirildiği; dosya kapsamına göre teknik ve fiziki takip, iddia, savunma ve beyan içeriklerine göre sanığın savunmalarına itibar edilmeyerek zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün;
“1-Sanığın 08/02/2019 tarihinde tanık …’ya uyuşturucu madde sattığının kolluk kuvvetlerince görülmediği, tanığın da aşamalarda değişmeyen beyanlarında uyuşturucu maddeyi internet cafede tanımadığı bir şahıstan aldığını beyan ettiği anlaşılmakla, eylemin sübut bulmadığının kabulüyle, sanık hakkında uygulama yeri olmayan TCK’nın 43 maddesi ile uygulama yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
2-Sanık hakkında Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kısmi iptal kararı gözetilmek suretiyle, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin tatbiki gerekirken, kararda yazılı şekilde uygulama yapılması,”
Hususları yasaya aykırı görülerek
“1-Sanık … hakkında kurulan hüküm fıkrasından “TCK’nın 43/2-1 maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkarılmasına, TCK’nın 188/3, 188/4-a-son maddelerinden sonra gelmek üzere, TCK’nın 62/1 maddesi uyarınca hükmedilen “Hükmedilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası olumsuz etkilerine nazaran TCK’nın 62/1-2. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilmek suretiyle sanığın 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 1562 tam gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin “Hükmedilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası olumsuz etkilerine nazaran TCK’nın 62/1-2. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilmek suretiyle sanığın 12 yıl 6 ay hapis ve 1250 tam gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına”, TCK’nın 52. maddesi uyarınca hükmedilen “TCK’nın 52/1-2-3. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi hallerine nazaran adli para cezasının günlüğü takdiren 20.00 TL’den 1562 tam gün karşılığı 31,240.00 TL olarak belirlenmesine” ibaresinin “TCK’nın 52/1-2-3. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi hallerine nazaran adli para cezasının günlüğü takdiren 20,00 TL’den 1250 tam gün karşılığı 25.000,00 TL olarak belirlenmesine”, “SANIĞIN NETİCETEN 15 YIL 7 AY 15 GÜN HAPİS VE 31,240.00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” ibaresini “SANIĞIN NETİCETEN 12 YIL 6 AY HAPİS VE 25.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” şeklinde değiştirilmesi,
2-Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine ”Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma ve 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile yapılan değişikliğe göre, sanık hakkında, TCK’nın 53. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi,”
Suretiyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2020/1364 Esas, 2020/357 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.06.2023 tarihinde karar verildi.