YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5113
KARAR NO : 2022/14241
KARAR TARİHİ : 29.12.2022
Mahkeme : KOZAN 2. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2020/17282 esas sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir.
1- Sanığın, incelemeye konu 05/11/2014 tarihli eylemine dair verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının erteleme süresi içinde işlediği 16.01.2016 tarihli eyleme ilişkin olay tutanğı, kolluk ifade tutanağı ve Adli Tıp Kurumu Adana Grup Başkanlığının 05.02.2016 tarihli toksikoloji raporunun onaysız fotokopi olduğu anlaşıldığından, hükme esas alınan belgelerin aslı veya onaylı örneklerinin dosya içinde bulundurulmaması suretiyle CMK’nın 169. maddesine aykırı davranılması,
2- Suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının erteleme süresi zarfında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcılığından ve Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;
Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun’la değişik TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararının erteleme süresi zarfında işlemişse; 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir
soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” ve tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararı veren ilgili mahkemeye ya da kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veren ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi; aksi halde 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesi uyarınca, yargılamaya devam olunarak, hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
3- İncelemeye konu 05.11.2014 tarihli eyleme ilişkin sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değişik TCK’nın 191. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca, 12.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapıldığı ve kararın 18.02.2015 tarihinde kesinleştiği, bu kapsamda sanığın 16.01.2016 tarihli eylem nedeniyle 12.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak 05.11.2014 tarihinde işlediği iddia edilen incelemeye “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçu nedeniyle 15.02.2016 tarihinde düzenlenen iddianame ile açılan kamu davasında, Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2016 tarih, 2016/86 esas ve 2016/328 sayılı kararı ile TCK’nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezasına hükmedildiği,
UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, 30.11.2014 tarihinde işlediği iddia edilen “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçu nedeniyle 21.01.2016 tarihinde düzenlenen iddianame ile açılan kamu davasında, Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2019 tarih, 2019/986 esas ve 2019/1277 sayılı kararı ile TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedildiği ve hükmün Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 01.02.2022 tarih, 2020/1486 esas ve 2022/47 sayılı kararı ile bozulduğu ve davanın Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/78 esas sayılı dosyasında derdest olduğu,
Birlikte incelenen Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2020/17282 esas sayılı dosyasına konu 07.01.2014 tarihli eyleme ilişkin 04.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının sanığın MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereği yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla; 04.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, bu kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı, bu kapsamda sanığın TCK’nın 191/5. maddesi gereği ihlal sayılan 30.11.2014 tarihli eylemini, 04.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği, bu kapsamda sanığın 07.01.2014 tarihinde işlediği iddia edilen “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçu nedeniyle 11.03.2015 tarihinde düzenlenen iddianame ile açılan kamu davasında, Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2016 tarih, 2015/147 esas ve 2016/137 sayılı kararı ile TCK’nın 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezasına hükmedildiği ve Dairemizin 29.12.2022 tarihli kararı ile hükmün bozulduğu, sanığın 05.01.2014, 07.01.2014 ve 30.11.2014 tarihli eylemlerinin tek suç olduğu ve alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi sayılacağı anlaşıldığından,
Aralarındaki bağlantı nedeniyle bozma gerekçeleri de dikkate alınarak birlikte incelenen Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2020/17282 esas sayılı dosyasına konu 07.01.2014 tarihli eyleme ilişkin Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2016 tarih, 2015/147 esas ve 2016/137 karar sayılı dava dosyası ile 30.11.2014 tarihli eyleme ilişkin Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/78 esas sayılı dosyasının, incelemeye konu suça ilişkin dava dosyası ile birleştirilmesi, sonucuna göre deliller birlikte tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre;
4- 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmaması ve hükümden sonra 7242 sayılı Kanun’un 10.
maddesiyle yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
5- Adana Kriminal Polis Laboratuvarınca suç konusu uyuşturucu maddeden alınan şahit numunelerin müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 29.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.