Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/5119 E. 2023/370 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5119
KARAR NO : 2023/370
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun eleştirilerek esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2020/482 Esas, 2020/195 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasınına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 18/01/2021 tarihli ve 2021/81 Esas, 2021/114 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca eleştirilerek esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükme yönelik temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına,
2.Tanık beyanının çelişkili olduğundan hükme esas alınamayacağına,
3.Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın eroin sattığına ilişkin edinilen istihbari bilgi üzerine yapılan fiziki takipte, sanığın elinde bir poşetle ve yanında uyuşturucu madde kullanma suçundan ayrıca işlem yapılan tanık … ile beraber yürüdükleri esnada kolluk görevlilerini fark etmeleri üzerine kaçamaya başladıkları, göz takibi kesilmeden sanığın yakalandığı, bu sırada sanığın yere attığı poşetin içinde suç konusu eroinlerin ele geçtiği, tanık …’nin olayın hemen üzerine kollukta verdiği beyanı, ele geçen suç konusu uyuşturucu
maddelerin miktarının kullanım sınırının çok üzerinde olması hususları değerlendirilerek sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, ilk derece mahkemesi hükmünde, ele geçen madde miktarı gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşarak belirlenmesi gerekirken bu değerlendirmenin yapılmadığı hususunda yapılan eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İstanbul Sultangazi İlçesinde açık adresi bildirilen yerde ikamet eden Malatyalı … isimli şahsın ikametinin çevresinde eroin sattığı, şahsın 2237. Sokak kesişiminde bulunan … adlı manavda çalıştığı, ancak ailesi ile arasının bozuk olduğundan ikametine ve işyerine gitmediği, bu süreçte cadde üzerinde bulunan kültür merkezi civarında uyuşturucu sattığı şeklinde edinilen bilgilere istinaden yapılan araştırmalarda, bu şahsın açık kimlik bilgileri ve T.C. kimlik numarası tespit edilen sanık … olduğunun tespit edildiği; görevlilerce sanık hakkında takip ve çalışmalara devam edildiği esnada sanığın elinde bulunan bir poşetle uyuşturucu madde kullanma suçundan ayrıca işlem yapılan tanık … ile beraber yürüdüğünün görüldüğü, sanığın görevlileri fark etmesi üzerine kaçtığı ve kovalamaca sonucu yakalandığı; kolluk görevlilerince sanığın elinde bulunan yeşil renkli poşet incelendiğinde içerisinde ağzı bağlı şeffaf poşetler içinde eroinlerin ele geçirildiği olayda; uyuşturucu maddenin ele geçirilmesinden önce sanıkla ilgili olarak suç şüphesinin ve emarelerinin ortaya çıktığı, bu durumda görevlilerce, 5271 sayılı Kanun’un 2/e, 161 ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu’nun Ek 6 ncı maddeleri uyarınca derhal Cumhuriyet savcısına olayın haber verilip Cumhuriyet savcısının emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine devam edilmesi ve 5271 sayılı Kanun’un 116 ve 119 uncu maddeleri uyarınca Cumhuriyet savcısının yazılı arama emri veya mahkemeden alınacak adli arama kararı uyarınca sanığın üstünde ve eşyalarında arama yapılması gerektiğinin anlaşılması karşısında, usulüne uygun adli arama emri veya kararı almadan delil elde etmek amacıyla yapılan aramanın açıkça hukuka aykırı olup, bu arama sonucunda elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı, sonradan Cumhuriyet savcısından alınan yazılı emrin bu durumu hukuka uygun hale getiremeyeceğinden, öncelikle kollukça yapılan bu aramaya ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 116, 117 ve 119 uncu maddelerine uygun şekilde adli arama kararı ya da yazılı arama emri bulunup bulunmadığının araştırılarak, varsa dosya içerisine konulması, adli arama kararı ya da adli arama emri bulunmaması halinde yapılan arama ve bunun sonucu elde edilen deliller hukuka aykırı olup, Anayasanın 38 inci maddesinin altıncı fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 206 ncı
maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırılık oluşturduğundan hükme esas alınamayacağı hususları da dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 18/01/2021 tarihli ve 2021/81 Esas, 2021/114 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2023 tarihinde karar verildi.