Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/5153 E. 2023/180 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5153
KARAR NO : 2023/180
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2020 tarihli ve 2019/190 Esas, 2020/81 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 10/12/2020 tarihli ve 2020/507 Esas, 2020/1455 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1- Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna,
2- Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3- 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanması yönünden keşif yapılması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Uyuşturucu madde sattığı yönünde istihbari bilgi alınması üzerine yapılan fiziki takip neticesinde, sanığın …. plaka sayılı minibüsün arka koltuğuna bindiği ve bir süre sonra otoparka park eden
minibüsün içinde sanık ile haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan soruşturma yürütülen … ve…’in görülmesi üzerine kollukça müdahale edildiği esnada sanığın cebinden 6 parça eroini çıkartıp yere attığı, yine sanığın kaba üst aramasında 2 parça eroinin ele geçirildiği, … ve…’in beyanları, sanıktan kullanım sınırını aşan miktarda uyuşturucu madde ele geçirilmesi dikkate alındığında sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu, yapılan keşif sonucu uyuşturucu madde satılan yerin 80. Yıl Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ne 85 metre mesafede olduğunun anlaşılması ve uyuşturucu maddelerin eroin olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri gereğince temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmek suretiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Suç tarihinde sanığın araç içerisinde eroin satarken görüldüğü sırada üzerinin bulunan 6 parça eroini yere attığı ve bu şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler, aşağıda belirtilenler dışında usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinde “Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askeri ve sosyal amaçla toplu bulunan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır” şeklinde düzenlemenin bulunduğu, fiziki takip tutanağı ile dosya kapsamına göre; sanığın … ve…’in bulunduğu araca bindiği ve uyuşturucu madde (eroin) satışının 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi kapsamında kalan yerdeki özel araç içinde gerçekleştiği anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2021 tarihli 2020/327 Esas ve 2021/145 Karar sayılı kararı da gözetilerek; özel aracın, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinde belirtilen umumi veya umuma açık yerlerden olmadığı, dolayısıyla 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında hükmedilen temel ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca artırım yapılması ve 5237 sayılı Kanun’un 61 inci
maddesi uyarınca “birden fazla nitelikli halin bulunması” gerekçesiyle sanık hakkındaki temel cezanın aşağı hadden uzaklaşılarak belirlenmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 10.12.2020 tarihli ve 2020/507 Esas, 2020/1455 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.