Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/5156 E. 2023/876 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5156
KARAR NO : 2023/876
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2017 tarihli ve 2017/231 Esas, 2017/356 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 12.02.2018 tarih ve 2018/238 Esas, 2018/329 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 24.10.2019 tarihli ve 2018/2871 Esas, 2019/5748 Karar sayılı kararı ile;
“Dosya kapsamına göre, “ikametinde uyuşturucu madde sattığına” ilişkin ihbar alınan sanığın, ikametinde ve kullandığı 35 KA 407 plaka sayılı araçta arama yapılması talebi ile 22/03/2017 tarihinde Cumhuriyet savcısından arama kararı talep edilmesi için talimat alındığı, “sanığın ikametinde ve aracında gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında 22/03/2017 tarihinde gündüzleyin bir defaya mahsus arama yapılmasına” ilişkin talep yazısının altında yer alan ve irade beyanı içermeyen “Cumhuriyet savcısı, sicil (120942), tarih (22/03/2017) ve imzası” şeklindeki ibare, “yazılı arama emri” olarak kabul edilerek, sanığın ikametinde yapılan aramada, 68 fişek halinde 136 gram sentetik kannabinoid, 4 fişek halinde 1,5 gram sentetik kannabinoid, 10 gram esrar, 5 fişek halinde 0,6 gram toz esrar ile aracında yapılan aramada, direksiyon altındaki siyah çanta içinde 12 fişek halinde 4 gram eroin ele geçtiği olayda; arama talep yazısının altında yer alan “Cumhuriyet savcısı, sicil (120942), tarih (22/03/2017) ve imzası” ibaresinin, irade beyanı içermediğinden tek başına “yazılı arama emri” olarak değerlendirilemeyeceği de göz önüne alındığında,

a)Öncelikle, sanığın ikametinde arama yapılmasına ilişkin CMK’nın 116-119. maddeleri gereğince alınmış yazılı arama emri veya adli arama kararı olup olmadığının tespiti ile varsa, aslı veya onaylı suretlerinin dosya içerisine konulması,
b)Oto aramasına ilişkin CMK’nın 116-119. maddeleri gereğince alınmış “yazılı arama emri veya adli arama kararı” veyahut “yer, zaman ve süre” unsurları yönünden uygunluk taşıyan “önleme araması kararı” olup olmadığının tespiti ile varsa, aslı veya onaylı suretlerinin dosya içerisine konulması,
Arama kararı ya da yazılı arama emri bulunmaması halinde, yapılan arama ve bunun sonucu elde edilen deliller hukuka aykırı olup Anayasanın 38/6, CMK 206/2-a, 217/2 ve 230/1-b maddelerine aykırılık oluşturup hükme esas alınamayacağı hususları da dikkate alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması, “
Nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2020 tarihli ve 2019/489 Esas, 2020/342 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; usul ve yasaya uygun olan karara yönelik temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,
2. Hukuka aykırı şekilde toplanan delillerin hükme esas alınamayacağına,
3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bozma ilamına uyulmasına karar verilerek İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; sanığın açık adresi bildirilen evinde ve (35 …) plakalı aracında uyuşturucu madde satışı yaptığı yönünde alınan ihbar üzerine, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından ihbara konu ikamet adresinde ve (35 …) plaka sayılı araçta gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında 22.03.2017 günü gündüzleyin bir defaya mahsus arama izni verilmesi, arama sonucunda çıkabilecek suç ve suç unsurlarına el koyma ve inceleme izni verilmesi talep edildiği, yazının alt boşluğuna Cumhuriyet savcısının sicili ve 22.03.2017 tarihi yazılarak imzalandığı, buna göre 22.03.2017 saat 10:00 tarih ve saatli ev ve oto arama, yakalama ve muhafaza altına alma, Cumhuriyet savcısı ile görüşme tutanağı düzenlendiği, sanığın ikametinde yapılan aramada sentetik kannabinoidler ile esrarların ele geçtiği, aracında yapılan aramada ise direksiyon altındaki siyah çanta içerisinde eroinlerin bulunduğu, evde ele geçen uyuşturucu madde yönünden arama talep yazısının altında yer alan “Cumhuriyet savcısı, sicil (120942), tarih (22.03.2017) ve imzası” ibaresinin, irade beyanı içermediğinden tek başına “yazılı arama emri” olarak değerlendirilemeyeceği ve başkaca usulüne uygun olarak verilmiş arama kararı veya adli arama kararı bulunmadığından evdeki aramada ele geçen maddelerin delil olarak değerlendirilemeyeceği, ancak araçta ele geçen uyuşturucu maddeler yönünden yer, zaman ve süreyi kapsar nitelikte Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2017/905 D. İş sayılı önleme arama kararının bulunduğu, sanığın savcılık ve sorgu hâkimliğindeki savunması, sanığın eşi olan tanık Ö.’in beyanı, ihbarın içeriği ile arabada bulunan on iki parça uyuşturucu maddenin ağırlıklarının birbirine yakın şekilde paketlenmiş olması gözetilerek sanığın aracında ele geçen uyuşturucu maddeleri ticaret amacıyla bulundurduğu gerekçesiyle sanığın üzerine atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada; sanığın açık adresi belirtilen ikamet adresinde ve (35 …) plakalı aracında uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair alınan ihbar üzerine, Cumhuriyet savcısına olayla ilgili bilgi verildiği, sanığın ikametinde ve kullandığı ihbara konu aracında arama yapılması talebi ile Cumhuriyet savcısından arama kararı talep edilmesi için talimat alındığı, bozma ilamı ve bozmadan sonra mahkemenin kabulüne göre; ihbarda bahsi geçen “sanığın ikamet adresinde ve aracında gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle 22.03.2017 tarihinde bir defaya mahsus olmak üzere arama yapılmasına” ilişkin talep yazısının altında yer alan irade beyanı içermeyen “Cumhuriyet savcısının sicili, tarih ve imzası” ibareli arama emri olarak değrelendirilmeyen ve mahkemece yapılan araştırma
sonucu başkaca usulüne uygun olarak verilmiş adli arama emri veya kararı bulunmadan sanığın ikametinde yapılan arama sonucu ele geçen uyuşturucu maddelerin delil olarak değerlendirilemeyeceği, ancak bozma sonrası mahkemenin araştırmaları neticesinde dosya arasına alınan ve sanığın aracında yapılan aramaya ilişkin olarak yer, zaman ve süreyi kapsar nitelikte Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2017/905 D. İş sayılı önleme arama kararının bulunduğu ve bahsi geçen önleme araması kararı uyarınca sanığın aracında yapılan arama neticesinde ele geçen uyuşturucu maddeleri ticaret amacıyla bulundurduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Sanığın açık kimliği, adresi ve araç plakasının belli olduğu, gerek sanığın ikametinde gerekse aracında arama yapılabilmesi için yazılı arama emri veya adli arama kararının gerektiği, önleme araması kararına istinaden sanığın aracında arama yapılamayacağı, adli arama kararı ya da yazılı arama emri bulunmaksızın yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu, hukuka aykırı arama sonucu ele geçirilen uyuşturucu maddelerin “suçun maddi konusu” ve “suçun delili” olarak hükme esas alınamayacağı gözetilerek, somut olayda suçun maddi konusunun bulunmaması nedeniyle suçun unsurları oluşmadığından, sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2020 tarihli ve 2019/489 Esas, 2020/342 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.