YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5258
KARAR NO : 2023/252
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Eleştirilip istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2020/200 Esas, 2020/167 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22/12/2020 tarihli ve 2020/3648 Esas, 2020/2776 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan, hükme yönelik eleştiri suretiyle sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin 1. cümlesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Haksız ve hukuka aykırı olarak karar verildiğine,
2. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine,
3. Teşhis işleminin hukuka aykırı olduğuna,
4. Eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak, adil yargılanma hakkını ihlal edilmek suretiyle karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın ticari amaçla uyuşturucu maddeleri bulundurmak suretiyle üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, temel hapis ve adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmadan
belirlenmesi hukuka aykırı ise de, aleyhe istinaf olmadığından bu konuda hükme yönelik yapılan eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında sanığın gözaltı tarihi gösterilmemişse de, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Temyize gelmeyen ve hakkında beraat kararı verilen dosyanın diğer sanığı …’ın sevk ve idaresi altında bulunan motosiklet ile seyir halinde iken kolluk görevlilerince şüphe üzerine durdurulmak istendiğinde durmayarak kaçmaya başladığı, motosikletin devrilmesi üzerine arka koltukta oturan sanığın elinde bulunan suça konu sentetik kannabinoidler grubunda yer alan maddelerin bulunduğu poşeti atarak olay mahallinden kaçması neticesinde yakalanamadığı, Muhammed’in beyanları ve tutanak mümzilerinin teşhisiyle sanığın açık kimlik ve adres bilgisi tespit edildiği anlaşılmıştır.
Suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçiriliş şekline ve sanığın kimliğinin tespitine ilişkin tutanak içeriklerini inkara yönelik sanık savunmasının, diğer sanık … ile olay yerinde bulunan kovuşturma aşamasında tanık olarak dinlenen tutanak mümzilerininin beyanları ve uyuşturucu maddenin bulunduğu poşet üzerinden elde edilen parmak izinin olay yerinde yakalanamayan sanığın parmak izi ile aynı olduğuna ilişkin uzmanlık raporu karşısında; sanığın beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmıştır.
Delillerin takdirinde isabetsizlik görülmeyerek, sanıktan kullanım miktarının üzerinde ele geçirilen sentetik kannabinoidler grubunda yer alan uyuşturucu maddenin miktarı ve sanığın yakalanış şekli dikkate alınmak suretiyle sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticaretini yapma suçunu işlediği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22/12/2020 tarihli ve 2020/3648 Esas, 2020/2776 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2023 tarihinde karar verildi.