YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5384
KARAR NO : 2023/264
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08/10/2020 tarihli ve 2020/165 Esas ve 2020/338 Karar sayılı hükmü ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 55 inci ve 63 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240, 00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsadere hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 12.01.2021 tarihli ve 2020/3969 Esas, 2021/24 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan re’sende istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; temyiz talebinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. GEREKÇE
Suç tarihinde kolluk görevlileri tarafından yakalanan sanığın kendisini … olarak tanıttığı ve buna ilişkin dosya içerisinde yer alan geçici koruma kimlik belgesini sunduğu, yargılamanın tüm aşamalarında da sanığın beyanına esas kimlik bilgilerinin kullanıldığı, ancak gerçek kimlik bilgileri … olan kişinin 30.06.2020 tarihinde kolluğa müracaatı ile alınan beyanında temyize konu davada yargılanan sanığın gerçek ad ve soyad bilgisinin ….. olduğunu belirtmesi, sanığın da hükümden sonra 17.03.2021 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli sıfatıyla alınan savunmasında gerçek isminin ….olduğunu, …’un teyzesinin oğlu olduğunu, 2018 yılında onun kimlik bilgilerini kullanarak ve kendi fotoğrafını yapıştırarak sahte kimlik belgesi düzenlettiğini ve temyize konu olayda da kendisini bu şekilde tanıttığını beyan ettiği anlaşılmakla, somut olayda sanığın kimliğini ispat edecek herhangi bir belge bulunmadığının ve kimliğinin tespitine yönelik başkaca bir işlem yapılmadığının anlaşılması karşısında, Suriye uyruklu sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtlarının, sanığın vatandaşı olduğu ülke ve gerektiğinde uluslararası kurum ve kuruluşlardan genelgeler
doğrultusunda temin edilip, sanığın resmi kimlik bilgilerinin diplomatik yazışmalarla belirlenemediği takdirde soruşturma makamınca sanığın beyanı üzerine tespit edilen kimlik bilgileri ile dosya kapsamında alınan parmak izlerinin ve fotoğraf kayıt formu ile sanıktan temin edilen fotoğraflarının Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne gönderilerek Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21 ve 22 nci maddeleri uyarınca sanığın Türkiye’ye kabul edilen yabancılardan olup olmadığının ve varsa yabancı kimlik numaraları ile adres kayıt sistemindeki kayıtlarının tespit edilmesi, şayet kimliği bu şekilde belirlenmiyorsa 6458 sayılı Kanun’un 91 inci maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21 ve 22 nci maddeleri gereğince gerekli kayıtlarının yapılıp gecici koruma belgesi çıkarılıp gönderilmesi istenilerek belirlenen kimliği esas alınıp, hükümlülüğüne karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırıdır.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 12.01.2021 tarihli ve 2020/3969 Esas, 2021/24 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17/01/2023 tarihinde karar verildi.