YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5502
KARAR NO : 2023/533
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2020 tarihli ve 2020/334 Esas, 2020/286 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2020/1894 Esas, 2020/1972 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile suç dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Arama yetkisi bulunmayan çarşı ve mahalle bekçileri tarafından yapılan kaba üst araması sonucu ele geçen uyuşturucu maddelerin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,
2. Sanığın mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına,
3. Sübut bulan eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Devriye görevinin ifası kapsamında, çarşı ve mahalle bekçileri tarafından şüphe üzerine durdurulan sanığın kaba üst yoklaması yapıldığı sırada poşet sesi gelmesi nedeniyle sorulduğunda, sanığın cebinden
çıkardığı 2×1 cm ebatında kırk adet kağıda emdirilmiş sentetik kannabinoidi teslim ettiği, ayrıca nezarethaneye alınma öncesinde polis memurları tarafından yapılan üst aramasında sanığa ait cep telefonu kılıfı içinde 10×5 cm ebatında kağıda emdirilmiş sentetik kannabinoidin ele geçtiği olayda; suça konu uyuşturucu maddenin miktarı ve satışa hazır halde olması nedeniyle eylemin ticaret kastıyla uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için gerekli şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması ve ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında 5275 sayılı Kanun kapsamında uygulanması gereken madde numarasının yanlış yazılması nedenleriyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Dosya kapsamından, suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 772 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu gereğince arama yetkisi bulunmayan çarşı ve mahalle bekçileri tarafından şüphe üzerine durdurulan sanığın, yapılan kaba üst yoklaması neticesinde sanıktan sorulması ve sanığın teslim etmesi üzerine kırk adet kağıda emdirilmiş uyuşturucu madde ele geçirildiği anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun’un 116 ıncı, 117 inci ve 119 uncu maddeleri ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu ve 772 sayılı Kanun’a aykırı şekilde yapılan arama sonucunda ele geçen uyuşturucu maddelerin, “suçun maddi konusu” ve “suç delili” olarak hükme esas alınamayacağı; hukuka aykırı arama sonucu uyuşturucu madde bulunması nedeniyle, devamında sanık hakkında işlem yapıldığı sırada Nezarethane Büro Amirliği’ne teslim edilmesinden önce polis memurları tarafından yapılan üst aramasında sanığa ait telefon kılıfı içine gizlenmiş halde ele geçen uyuşturucu maddenin de hukuka uygun olarak ele geçmiş “suçun maddi konusu” ve “suç delili” haline getiremeyeceği gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2020/1894 Esas, 2020/1972 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozmanın niteliğine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.