Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/5530 E. 2023/496 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5530
KARAR NO : 2023/496
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmünün düzeltilerek istinaf başvurularınınesastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafiinin dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ancak sanığın dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verilmediği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafiinin temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanığın temyiz isteminin ise reddi gerektiği yapılan ön inceleme
neticesinde tespit edilmekle, sanık müdafiinin temyizine hasren inceleme yapılarak gereği düşünüldü.
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2020 tarihli ve 2020/163 Esas, 2020/348 sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2020/1268 Esas, 2021/42 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, Bölge Adliye Mahkemesinin “İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı halinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, “5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca indirim uygulanmasına” karar verilebilmesi için, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği halde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uygulanmak suretiyle duruşma açılmadan istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
2. Sanığın atılı suçlamayı ve olay tutanağının içeriğini kabul etmediğinin anlaşılması karşısında, olay tutanağında imzası bulunan ve olayı bizzat gören vicdanî kanı oluşturacak sayıda tutanak tanıklarının duruşmaya usulüne uygun olarak çağrılıp, yöntemince bilgi ve görgülerine başvurulması, tüm deliller birlikte tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
3. Hükmün esasını oluşturan kısa kararda suça konu uyuşturucu maddenin “eroin olduğu anlaşılmakla” denilerek 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uygulandığı gibi, gerekçeli kararda ele geçen maddenin METAMFETAMİN olduğu ve suçun işlendiği yerin okula 18 metre mesafede olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulandığı belirtilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2020/1268 Esas, 2021/42 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozmanın niteliği ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.