YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5836
KARAR NO : 2023/341
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24/09/2020 tarihli ve 2020/265 Esas, 2020/268 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 22/12/2020 tarihli ve 2020/3582 Esas, 2020/3304 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Parmak izi incelemesi yaptırılmaması sebebiyle eksik inceleme yapıldığına,
4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca arttırım yapılmasının hatalı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay günü alınan ihbar üzerine belirtilen adrese giden kolluk görevlilerinin müdahalede bulunacakları esnada sanık …’ın elindeki poşetleri yere atarak kaçmaya çalıştığı, atmış olduğu poşet içerisinde 13 paket net 27 gram esrar, 20 adet MDMA hap bulunduğu, sanık …’in üzerinden 270 TL para, 2 adet telefon, 1 adet simkart ve hafıza kartı, net 0,9 gram kokain bulunduğu olayda; sanık …’in olay yerinde bulunan poşeti kendisinin atmadığına ve üzerinden de uyuşturucu madde çıkmadığını ilişkin savunmasına, olay tutanağı içeriğine ve tutanak tanıklarının mahkeme huzurunda tutanak içeriğini doğrulayan anlatımlarına dayanılarak itibar edilmemiştir. Diğer sanık … da kolluk ifadesinde poşeti Soner’in attığını beyan etmiştir. Maddelerin sanık …’e ait olduğu kabulünden sonra madde çeşitliliği, satışa hazır halde muhafaza edilmesi olguları da sanığın ticaret maksadıyla uyuşturucu madde bulundurduğu kanaatine vücut vermiştir. Sanığın üzerinde ele geçen sim kartların ve telefonların çözümünü yapan bilirkişi raporu incelendiğinde sanığın uyuşturucu madde satıcısı olduğunu, bu suçun daimi faili olduğunu gösteren pek çok mesaj, fotoğraf ve iletişim içerikleri bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi hükmünde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık aşamalarda alınan savunmalarında, olay yerinde bulunan poşeti kendisinin atmadığını ve üzerinde de uyuşturucu madde olmadığını beyan etmiş ise de; olay tutanağı içeriği, mahkeme huzurunda dinlenen tutanak tanıklarının beyanları ile temyiz dışı sanıklar Onur ve Burak’ın kolluktaki müdafiili beyanları birlikte değerlendirildiğinde söz konusu poşetin sanık tarafından atıldığının anlaşıldığı, satışa hazır vaziyette paketlenmiş halde bulunması, paket sayısı, uyuşturucu madde çeşitliliği, ele geçiriliş şekli ve sanığın üzerinde ele geçen sim kartların ve telefonların çözümüne ilişkin bilirkişi raporu incelendiğinde uyuşturucu madde ticaretine ilişkin mesaj, fotoğraf ve iletişim içerikleri olduğu, ayrıca sanığın fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardımda bulunacak şekilde bilgiler vermediği, bu nedenle etkin pişmanlık göstermediği dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun
bulunarak, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 22/12/2020 tarihli ve 2020/3582 Esas, 2020/3304 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18/01/2023 tarihinde karar verildi.